ABD'nin doğu ve batı yakalarında eş zamanlı olarak patlak veren iki ayrı protesto, İsrail-Filistin çatışmasının Amerikan seçimlerindeki yakıcı etkisini bir kez daha kanıtladı. Kaliforniya eyalet senatörü Scott Wiener ve New York Temsilciler Meclisi üyesi Dan Goldman, seçim kampanyaları sırasında Gazze'ye yönelik protestolarla karşı karşıya kaldı. Her iki olay da ülke çapında tartışmalara yol açarken, Demokrat Parti içindeki bölünmeyi derinleştirdi.
Protestoların arka planı ve tarafların tepkileri
San Francisco'da düzenlenen bir etkinlikte Scott Wiener, Filistin yanlısı protestocular tarafından sözlü saldırıya uğradı. Wiener, İsrail'in Gazze operasyonlarına yönelik net bir kınama yapmadığı gerekçesiyle eleştirilirken, etkinlik güvenlik gerekçesiyle yarıda kesildi. Aynı hafta içinde New York'ta Dan Goldman da benzer bir protestoyla karşılaştı. Goldman, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediğini ancak sivil kayıpların soruşturulması gerektiğini belirtti. Protestocular ise bu tutumu yetersiz bularak, Gazze'ye yönelik askeri yardımın kesilmesini talep etti.
Olaylar, Demokrat Parti'nin ilerici ve merkezci kanatları arasındaki gerilimi bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Parti içi anketlere göre, seçmenlerin önemli bir kısmı İsrail politikasında daha dengeli bir yaklaşım beklerken, klasik Demokrat seçmen tabanı İsrail'in güvenliğine verilen desteğin sürmesini istiyor. Uzmanlar, bu konunun 2024 başkanlık seçimlerinde belirleyici faktörlerden biri olacağını öngörüyor.
Küresel yansımalar ve siyasi etkiler
Protestoların art arda gelmesi, ABD dış politikasının iç siyasette ne kadar kırılgan bir zeminde durduğunu gösteriyor. Özellikle genç seçmenler ve ilerici gruplar, Biden yönetiminin İsrail'e koşulsuz desteğine tepkili. Bu durum, Michigan gibi kritik eyaletlerde seçim sonuçlarını etkileyebilir. New York Times'ın yayımladığı bir analize göre, Arap kökenli Amerikalı seçmenlerin %70'inden fazlası partilerin Gazze politikasını oy tercihlerinde birinci sıraya koyuyor. Aynı durum, üniversite kampüslerinde de yankı bulurken, bazı ilerici adaylar protestoları seçim kampanyalarının merkezine taşımayı planlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişmeler, Türkiye'nin Filistin meselesine verdiği diplomatik desteğin ABD iç siyasetinde yarattığı dalgalanmayı anlamak açısından önemli. ABD'de Filistin yanlısı hareketin güçlenmesi, Ankara'nın Washington'da geleneksel olarak İsrail lobisi karşısında zayıf kalan sesini güçlendirebilir. Ancak Türkiye, ABD seçimlerinde bir taraf olmaktan kaçınmalı ve her iki partide de dengeli ilişkiler geliştirmeye çalışmalıdır. Ayrıca, bu tür protestoların Avrupa'ya da sıçraması halinde, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikaları ve Kıbrıs meselesi gibi konularda ABD Kongresi'ndeki algıyı olumlu ya da olumsuz etkileyebileceği unutulmamalıdır.