Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Şehit Aksa Hastanesi yetkilileri, kanser ilaçlarının tamamen tükendiğini duyurdu. İsrail ordusunun bölgeye yönelik saldırıları sürerken, hastane kaynakları hayati önem taşıyan tedavilerin yapılamadığını ve hastaların büyük risk altında olduğunu belirtti. Hastane yönetimi, uluslararası kuruluşlara acil tıbbi yardım çağrısında bulundu. İsrail saldırılarının ardından bölgede insani durumun her geçen gün kötüleştiği ifade ediliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Gazze'de yaklaşık 2,5 milyon Filistinli yaşıyor. Ekim 2023'ten bu yana devam eden İsrail askeri operasyonları nedeniyle bölge, ağır bir insani krizle karşı karşıya. Hamas'ın 7 Ekim'de düzenlediği saldırı sonrası başlayan savaşta binlerce kişi hayatını kaybetti, altyapı büyük ölçüde tahrip oldu. Sağlık sistemi çökme noktasına geldi. Şehit Aksa Hastanesi, orta Gazze'deki en büyük sağlık kuruluşu olarak hizmet vermeye çalışıyor. Ancak İsrail ablukası nedeniyle ilaç ve tıbbi malzeme girişi ciddi ölçüde kısıtlandı. Kanser hastaları bu durumdan en çok etkilenen gruplardan biri. Kemoterapi ilaçları temin edilemediği için tedaviler durma noktasına geldi. Hastane yetkilileri, bazı hastaların durumunun kritik olduğunu ve yakın zamanda ölümlerin artabileceği uyarısında bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve diğer yardım kuruluşları, Gazze'ye insani yardım koridorlarının açılması çağrısını yineliyor. Ancak şu ana kadar kalıcı bir çözüm sağlanabilmiş değil.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gazze'deki sağlık krizi, sadece Filistinliler için değil, tüm bölge ve uluslararası toplum için giderek büyüyen bir endişe kaynağı. İsrail'in hava ve kara saldırıları, Refah sınır kapısı gibi kritik noktalara yönelik operasyonları yoğunlaştırdı. Mısır, Katar ve Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda ateşkes müzakereleri devam ediyor ancak henüz somut bir sonuç alınamadı. Bu durum, bölgesel istikrarı tehdit ederken; Batı Şeria, Lübnan ve İran dahil farklı aktörlerin gerilimi tırmandırmasına yol açıyor. Ayrıca, Gazze'deki ölümler ve insani felaket görüntüleri dünya genelinde protestolara yol açıyor. Uluslararası Adalet Divanı'ndaki soykırım davası dosyası güçlenirken, birçok ülke İsrail'e yönelik diplomatik baskılarını artırıyor. İnsan hakları örgütleri, Gazze'nin 'yaşanmaz' hale geldiğini ve acil bir ateşkes olmazsa büyük bir ekolojik ve sağlık felaketinin kaçınılmaz olacağı konusunda uyarıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği geleneksel destek çerçevesinde Gazze'deki insani krize kayıtsız kalamaz. Ankara, daha önce yaptığı açıklamalarda İsrail'i uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlamış ve bölgeye insani yardım ulaştırılması için yoğun çaba sarf etmiştir. Ancak bu yeni gelişme, Türkiye'nin insani diplomasi inisiyatiflerini daha da güçlendirmesini gerektirmektedir. Özellikle, sağlık ekipmanları ve ilaç yardımı konusunda somut adımlar atması beklenmektedir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgede kalıcı bir ateşkesin sağlanması ve Filistin devletinin kurulması yönündeki diplomatik girişimleri hız kazanmalıdır. Türk kamuoyu da bu insani krize duyarsız kalmayacaktır. Türkiye'nin, dünya gündeminde krize çözüm arayan ülkeler arasında öncü bir rol üstlenmesi hem bölgesel istikrar hem de kendi ulusal çıkarları açısından önem taşımaktadır.