Gazze'de yaşayan ve kanser tedavisi görmek isteyen bir üniversite profesörü, İsrail'in ablukası nedeniyle tedaviye erişemediğini ve yavaş yavaş öldüğünü belirtti. Middle East Eye'ın haberine göre, adı açıklanmayan profesör, Gazze'deki hastanelerde yeterli tedavi imkânı bulunmadığını, bu yüzden dışarıya çıkış izni talep ettiğini ancak İsrail yetkililerinin başvurularını reddettiğini ifade etti. Profesör, “Her gün biraz daha ölüyorum, ama kimse umursamıyor” diyerek yaşadığı çaresizliği dile getirdi.
Gazze'de Sağlık Sistemi Çöküşte
Gazze'deki sağlık sistemi, yıllardır süren abluka nedeniyle ciddi bir krizle karşı karşıya. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, Gazze'deki hastanelerin büyük bir kısmı temel tıbbi malzeme ve ilaç sıkıntısı çekiyor. Kanser hastaları için hayati önem taşıyan kemoterapi ve radyoterapi cihazlarının sayısı oldukça yetersiz durumda. Bu durum, özellikle ciddi sağlık sorunları olan hastaların tedavi için dışarı çıkmasını zorunlu kılıyor. Ancak İsrail'in yıllardır uyguladığı seyahat kısıtlamaları, çoğu hastanın Gazze'ye hapsolmasına neden oluyor.
İsrail, Gazze'den gelen tıbbi sevkiyatları güvenlik gerekçesiyle sık sık reddediyor. Filistinli yetkililere göre, sadece 2023 yılında yapılan binlerce başvurudan yalnızca bir kısmı onaylandı. Bu durum, kanser gibi zamanla yarışan hastalıklarla mücadele eden hastalar için ölüm cezası anlamına gelebiliyor. Profesörün yaşadığı sıkıntı, Gazze'deki binlerce hastanın ortak kaderi olarak dikkat çekiyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Gazze'deki sağlık krizi, yalnızca insani bir trajedi değil, aynı zamanda bölgedeki istikrarsızlığın da bir göstergesi. Uluslararası toplum, İsrail'in Gazze'ye uyguladığı ablukayı sık sık eleştirmesine rağmen, somut bir adım atmakta yetersiz kalıyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, Gazze'deki sivillerin temel haklarının ihlal edildiğini vurguluyor. Bu durum, Filistin-İsrail çatışmasının bölgesel bir güvenlik sorunu haline geldiğini ve küresel barış çabalarını olumsuz etkilediğini gösteriyor.
Profesörün yaşadıkları, uluslararası medyada da geniş yankı buldu. İnsan hakları aktivistleri, Gazze'deki hastalara tıbbi yardım koridoru açılması için çağrı yapıyor. Ancak İsrail, güvenlik tehditleri nedeniyle bu tür taleplere soğuk bakıyor. Bu durum, bölgede insani krizin daha da derinleşeceğine işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle biliniyor ve Gazze'ye insani yardım sağlamak için aktif bir rol oynuyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin'e yönelik politikasını güçlendirmesini gerektiriyor. Ankara'nın uluslararası platformlarda Gazze'deki sağlık krizini gündeme getirmesi ve İsrail üzerinde baskı oluşturmak için diplomasiye devam etmesi önem taşıyor. Ayrıca, Türkiye'nin Gazze'ye tıbbi yardım ulaştırabilmek için insani koridorlar açılması yönündeki girişimleri, bölgesel liderlik ve insani değerler açısından kilit bir rol oynayabilir.