Gazze Şeridi'nde İsrail ordusunun düzenlediği saldırılarda Pazartesi günü en az beş Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. İsrail ordusu, Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen bölgedeki ihlallerini sürdürüyor. Filistinli sağlık kaynakları, saldırıların Gazze'nin farklı bölgelerinde yoğunlaştığını ve ölenler arasında sivil vatandaşların da bulunduğunu belirtti. Bölgedeki hastaneler yaralıları tedavi etmek için seferber olurken, uluslararası toplumdan ateşkesin kalıcı olarak uygulanması yönünde çağrılar yükseliyor.
Saldırıların Ayrıntıları ve Ateşkes İhlalleri
Yerel kaynaklara göre, İsrail güçleri Gazze'nin güneyindeki Han Yunus kentine ve merkezindeki Deir el-Balah bölgesine hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda üç Filistinli öldü, birçok kişi yaralandı. Ayrıca Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliye ve Şeyh Rıdvan bölgelerinde de şiddetli çatışmalar yaşandığı bildirildi. Sağlık görevlileri, ölenlerden ikisinin çocuk olduğunu ve yaralılar arasında kadınların da bulunduğunu açıkladı. İsrail ordusu ise saldırıların, ateşkesi ihlal eden ve bölgede füze fırlatan 'terörist gruplara' yönelik olduğunu iddia etti.
Ekim 2025'te imzalanan ateşkes anlaşması, İsrail ile Hamas arasındaki savaşı sona erdirmeyi amaçlıyordu. Ancak taraflar, anlaşmanın uygulanması konusunda sürekli anlaşmazlık yaşıyor. Özellikle İsrail'in, Gazze'nin kuzeyindeki bazı bölgelerde askeri varlığını sürdürmesi ve Filistinli grupların silah bırakma talebini reddetmesi, ateşkesin kırılgan yapısını gözler önüne seriyor. BM verilerine göre, ateşkesin imzalanmasından bu yana geçen süreçte en az 200 Filistinli İsrail saldırılarında yaşamını yitirdi; bu da anlaşmanın hukuki bağlayıcılığının zayıf olduğunu gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu saldırılar, Orta Doğu'daki gerilimi daha da tırmandırma riski taşıyor. Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen ateşkes görüşmeleri, son haftalarda kesintiye uğradı. Hamas yetkilileri, İsrail'in ateşkes ihlallerini kınarken, uluslararası toplumun İsrail üzerinde baskı kurması gerektiğini vurguluyor. Öte yandan İsrail hükümeti, güvenlik kaygıları gerekçesiyle operasyonların süreceğini belirtiyor. ABD yönetimi, iki tarafı da itidale çağırırken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin acil toplantı talebi de gündemde.
Analistlere göre, bu saldırılar, bölgede kalıcı bir barışın tesisi için ciddi bir engel teşkil ediyor. Ateşkes anlaşmasının tam olarak uygulanamaması, sivil halkın yaşam koşullarını daha da ağırlaştırıyor. Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), Gazze'de insani durumun felaket boyutunda olduğunu ve acil uluslararası yardım gerektiğini açıkladı. Ayrıca, bölgedeki enerji ve su krizlerinin derinleştiği, sağlık sisteminin çökme noktasına geldiği bildiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasının en güçlü destekçilerinden biri olarak, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını yakından izliyor. Bu gelişme, Türkiye'nin insani yardım kuruluşları aracılığıyla bölgeye yaptığı yardımların önemini artırırken, Ankara'nın ateşkesin kalıcı hale getirilmesi yönündeki diplomatik girişimlerini de hızlandırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikaları ve bölgesel güvenlik stratejileri açısından Gazze'deki istikrarsızlık, dolaylı etkiler yaratabilir. Türk kamuoyunda da bu saldırıların geniş yankı bulması bekleniyor; bu durum, hükümetin Filistin konusundaki söylemini güçlendirebilir ve bölgesel dengelerdeki rolünü öne çıkarabilir.