İsrail ordusunun Gazze Şeridi genelinde düzenlediği saldırılarda en az dört Filistinli hayatını kaybetti. Saldırılardan biri, Gazze'nin kuzeyinde görev yapan bir Filistin Sivil Savunma ekibine yönelik hava saldırısı oldu ve bir sivil savunma gönüllüsü yaşamını yitirdi. İsrail ordusu, saldırıların Hamas hedeflerine yönelik olduğunu öne sürerken, yerel kaynaklar sivil kayıpların sürdüğünü bildiriyor.
Gazze'de son durum ve saldırıların ayrıntıları
Gazze'nin kuzeyinde gerçekleşen hava saldırısı, Filistin Sivil Savunma ekiplerinin enkaz altından yaralı kurtarma çalışmaları sırasında meydana geldi. Görgü tanıklarının aktardığına göre, İsrail savaş uçakları bölgeyi hedef aldı ve saldırıda görevli bir sivil savunma gönüllüsü hayatını kaybetti, birkaç kişi de yaralandı. Sivil savunma görevlileri, Gazze'de arama kurtarma faaliyetlerini sürdüren nadir kurumlardan biri olarak biliniyor. İsrail ordusu, saldırıların Hamas'ın altyapısını hedef aldığını savunuyor; ancak sahadan gelen bilgiler, sivil yerleşim alanlarının da vurulduğunu gösteriyor.
Öte yandan Gazze Şeridi'nin farklı noktalarında düzenlenen ayrı saldırılarda da can kayıpları yaşandı. Toplamda en az dört Filistinlinin öldüğü, çok sayıda kişinin yaralandığı bildiriliyor. İsrail'in Gazze'ye yönelik operasyonları, Ekim 2023'ten bu yana aralıksız sürüyor. Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları kuruluşları, sivil altyapının ve yardım görevlilerinin hedef alınmasının uluslararası hukuka aykırı olabileceği uyarısında bulunuyor. Gazze'deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, bugüne kadar on binlerce Filistinli hayatını kaybetti; bunların önemli bir kısmı kadın ve çocuklardan oluşuyor.
Filistin Sivil Savunma ekipleri, sınırlı kaynaklarla enkaz altındaki yaralıları kurtarmaya çalışıyor. Ancak yakıt, ekipman ve personel sıkıntısı nedeniyle müdahaleler gecikebiliyor. Son saldırıda hayatını kaybeden gönüllünün kimliği henüz resmi olarak açıklanmadı. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay dernekleri, Gazze'deki insani durumun her geçen gün daha da kötüleştiğini ve sağlık sisteminin çökmek üzere olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Gazze'deki çatışmalar, Orta Doğu'da tansiyonu yükseltmeye devam ediyor. İsrail'in askeri operasyonları, Lübnan sınırında Hizbullah ile yaşanan gerginlik ve Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'deki saldırıları, bölgesel bir savaş riskini artırıyor. ABD, İsrail'e destek verirken, Avrupa Birliği ülkeleri ateşkes çağrılarını yineliyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde ateşkes çağrısı yapan karar tasarıları ise ABD'nin vetoları nedeniyle kabul edilemiyor. Katar ve Mısır'ın arabuluculuk çabaları ise sonuçsuz kaldı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, askeri operasyonların Hamas tamamen etkisiz hale gelene kadar süreceğini açıkladı. Hamas ise esir takası ve kalıcı ateşkes olmadan çatışmaların durmayacağını belirtiyor.
Uluslararası kamuoyunda İsrail'e yönelik eleştiriler artıyor. Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı'nda açtığı soykırım davası devam ederken, birçok ülke İsrail'e silah satışını kısıtlama kararı aldı. Ancak İsrail, kendini savunma hakkını kullandığını savunuyor. Gazze'deki insani kriz, bölgedeki istikrarı tehdit eden en önemli unsur olarak öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki çatışmalara en başından itibaren tepki göstererek İsrail'in saldırılarını kınamış ve ateşkes çağrısı yapmıştı. Son saldırılar, Türkiye'nin bölgede artan diplomatik girişimlerini ve insani yardım çabalarını yeniden gündeme getiriyor. Türkiye, Filistin davasını uluslararası platformlarda savunmaya devam ederken, İsrail ile ilişkileri normalleştirme süreci de askıya alınmış durumda. Gazze'deki sivil kayıplar, Türk kamuoyunda ve siyasi arenada tepkiyle karşılanıyor; hükümet, uluslararası toplumu daha etkin olmaya davet ediyor. Bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'nin güvenlik ve ekonomi politikalarını da dolaylı olarak etkiliyor.