İsrail ordusu, Gazze Şehri’nin doğusunda bir hedefe yönelik düzenlediği insansız hava aracı (İHA) saldırısında en az dört kişinin öldüğünü, çok sayıda kişinin de yaralandığını duyurdu. Saldırı, yerel saatle sabah erken saatlerde, sivil yerleşim alanlarına yakın bir noktada gerçekleşti. Filistin sağlık kaynakları, ölenler arasında bir kadın ve bir çocuğun da bulunduğunu belirtirken, yaralıların Gazze’deki El-Şifa Hastanesi’ne kaldırıldığını aktardı. İsrail tarafından yapılan açıklamada, saldırının Hamas’a ait bir askeri hedefe yönelik olduğu iddia edilirken, olayla ilgili bağımsız bir doğrulama henüz yapılmadı.
Saldırının arka planı ve bölgesel bağlam
İsrail’in Gazze’ye yönelik hava saldırıları, son aylarda tırmanan gerginlikle birlikte sıklaşmış durumda. Bu saldırı, 7 Ekim 2023’te başlayan geniş çaplı çatışmaların bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, İsrail’e yönelik roket saldırılarını sürdürürken, İsrail ordusu da hava ve kara operasyonlarına devam ediyor. Gazze’deki sağlık sistemi, abluka ve sürekli saldırılar nedeniyle çökmüş durumda; hastaneler yaralı akınına yetişmekte güçlük çekiyor. Birleşmiş Milletler ve uluslararası insani yardım kuruluşları, bölgede insani krizin derinleştiği uyarısında bulunuyor.
Özellikle sivil kayıpların artması, uluslararası toplumda İsrail’e yönelik eleştirileri artırıyor. Saldırının hemen ardından Mısır ve Katar’ın arabuluculuk çabaları sürerken, kalıcı bir ateşkes için taraflar arasında henüz somut bir ilerleme kaydedilmiş değil. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas’ın tamamen yok edilmesi hedefi doğrultusunda operasyonların devam edeceğini açıklarken, Hamas ise İsrail’in Gazze’den çekilmesi ve ablukanın kaldırılması talebinde ısrar ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Gazze’deki çatışmalar, Ortadoğu genelinde bölgesel bir krize dönüşme potansiyeli taşıyor. İsrail’in Lübnan sınırında Hizbullah ile çatışmaları yoğunlaşırken, Yemen’deki Husiler de Kızıldeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılarını sürdürüyor. ABD ve İngiltere, Husilere karşı askeri operasyonlarını artırırken, İran’ın bölgedeki vekil güçler üzerindeki etkisi yakından takip ediliyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, sivil kayıpların önlenmesi ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için çağrıda bulunsa da, kalıcı bir çözüm için uluslararası irade henüz oluşmuş değil.
Öte yandan, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonları ve insani kriz, küresel kamuoyunda geniş yankı uyandırıyor. Bazı ülkelerde İsrail aleyhinde protestolar düzenlenirken, Güney Afrika’nın Uluslararası Adalet Divanı’na açtığı soykırım davası süreci devam ediyor. Bu durum, uluslararası hukuk bağlamında İsrail’in meşruiyetini sorgulatan bir boyut kazanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze’de sivil kayıplara yol açan saldırıları uluslararası hukuka aykırı bularak kınamaktadır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da belirttiği gibi, Ankara, İsrail’in Gazze’deki operasyonlarının sona erdirilmesi ve iki devletli çözüm yönünde adımlar atılması çağrısını yinelerken, insani yardımların bölgeye ulaştırılması için çaba sarf etmektedir. Bu saldırı, Türkiye’nin Filistin davasına verdiği desteği bir kez daha gündeme taşırken, bölgedeki istikrarsızlığın Türkiye’nin enerji güvenliği ve ticaret yolları açısından da risk oluşturduğu unutulmamalıdır. Türkiye, hem insani sorumluluk hem de ulusal çıkarları doğrultusunda çatışmanın sona erdirilmesi için diplomatik girişimlerini sürdürecektir.