İsrail'in Gazze Şehri'ndeki İslam Üniversitesi'ne düzenlediği iki ayrı hava saldırısında en az üç kişi hayatını kaybetti. Saldırılar, üniversite kampüsü içinde öğrencilerin ve güvenlik görevlilerinin bulunduğu noktaları hedef aldı. Olay, Gazze'de tırmanan şiddet ortamında sivil alanların da vurulduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Üniversiteye yönelik saldırıların ayrıntıları
Görgü tanıklarına göre, ilk saldırı yerel saatle sabah saatlerinde üniversitenin ana kampüs kapısı yakınına düzenlendi. Bu saldırıda üniversitede güvenlik görevlisi olarak çalışan iki kişi öldü. İkinci saldırı ise öğleden sonra kampüs içindeki bir binaya isabet etti ve bir öğrencinin ölümüne yol açtı. Saldırılarda yaralananlar da olduğu ancak yaralı sayısının netleşmediği bildirildi.
İslam Üniversitesi, Gazze Şeridi'nin en büyük yükseköğretim kurumlarından biri. Daha önce de çatışmalarda hasar gören üniversite, bu saldırıyla bir kez daha hedef alındı. İsrail ordusu saldırıyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak İsrail, geçmişte Hamas'ın sivil kurumları askeri amaçlarla kullandığını iddia ederek bu tür hedefleri vurduğunu savunmuştu.
Filistin Sağlık Bakanlığı, saldırıda ölenlerin kimliklerini açıklamadı. Ancak yerel kaynaklar, ölenlerden ikisinin üniversitenin güvenlik biriminde çalıştığını, diğerinin ise mühendislik fakültesi öğrencisi olduğunu belirtiyor. Olayla ilgili bağımsız bir soruşturma başlatılıp başlatılmayacağı henüz bilinmiyor.
Gazze'de artan sivil kayıplar ve uluslararası tepkiler
Bu saldırı, Gazze'de son haftalarda artan hava saldırılarının bir parçası. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, Gazze'de sivil altyapının, özellikle eğitim kurumlarının hedef alınmasından endişe duyduklarını defalarca dile getirdi. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, taraflara sivil nesneleri koruma yükümlülüklerini hatırlattı.
Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi, saldırıyı kınayan bir açıklama yaparak, "Eğitim kurumlarına yönelik saldırılar kabul edilemez" dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ise "İsrail'in kendini savunma hakkını tanıyoruz, ancak sivil kayıpların en aza indirilmesi için daha fazla çaba gösterilmeli" ifadelerini kullandı.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı da saldırıyı kınadı. Bakanlık açıklamasında, "Gazze'de masum sivillerin, öğrencilerin ve eğitim kurumlarının hedef alınması kabul edilemez. Uluslararası toplumu bu saldırılara karşı harekete geçmeye çağırıyoruz" denildi. Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle biliniyor ve Gazze'ye insani yardım gönderiyor.
Bölgesel uzmanlar, İslam Üniversitesi'ne yapılan saldırının, Gazze'de eğitim hayatını daha da kırılgan hale getirdiğine dikkat çekiyor. Üniversite, savaş öncesinde yaklaşık 20 bin öğrenciye ev sahipliği yapıyordu. Son saldırılar, zaten zor koşullarda eğitim veren kurumun faaliyetlerini daha da aksatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki İslam Üniversitesi'ne yönelik saldırı, Türkiye'nin Filistin politikası açısından önemli bir sınav niteliğinde. Türkiye, Filistin'in haklarını savunma konusundaki kararlı tutumunu sürdürürken, İsrail ile ilişkilerini de normalize etme çabasında. Bu tür sivil kayıplar, Ankara'nın eleştirel duruşunu haklı çıkarırken, bölgesel istikrar için diplomatik çabaların artırılması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, Türkiye'nin Gazze'ye yönelik insani yardımları ve ateşkes çağrıları, uluslararası alanda arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Ancak saldırıların devamı, Türkiye'nin bölgedeki insani diplomasi çabalarını zorlaştırabilir.
Öte yandan, saldırı sonrası uluslararası tepkilerin artması, Türkiye'nin BM ve İİT gibi platformlarda Filistin lehine daha aktif bir diplomasi yürütmesine olanak tanıyabilir. Türkiye'nin savunma sanayii ve istihbarat bağlantıları açısından ise, Gazze'deki gelişmeler doğrudan bir güvenlik tehdidi oluşturmasa da, bölgesel tırmanma riski Türkiye'nin sınır güvenliği ve terörle mücadele stratejilerini etkileyebilir.