İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 73 bin 381'e ulaştı. Gazze Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, son 24 saatte 57 kişinin daha yaşamını yitirdiği, toplam can kaybının 73 bin 381'e yükseldiği bildirildi. Aynı dönemde 119 kişinin de yaralandığı ve toplam yaralı sayısının 167 bin 362'ye çıktığı kaydedildi.
Gelişmenin Arka Planı
Gazze Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarının başladığı 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana yaşanan can kayıplarını düzenli olarak duyuruyor. Açıklamada, hâlâ enkaz altında kalan ve kimlik tespiti yapılamayan çok sayıda kişinin olduğuna dikkat çekilerek, gerçek ölü sayısının açıklanan rakamların üzerinde olabileceği belirtiliyor.
İsrail ordusu, Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliye, Beyt Hanun ve Şeyh Radvan bölgelerinde yoğun bombardıman ve kara operasyonları yürütüyor. Saldırılar sonucu Gazze'nin kuzeyindeki nüfusun büyük bir kısmı güneye kaçmak zorunda kalırken, Birleşmiş Milletler Gazze'deki insani durumun "felaket boyutunda" olduğunu vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gazze'deki çatışmalar, bölgesel istikrarsızlığı artırıyor ve uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı'nda (ICJ) İsrail aleyhine açtığı soykırım davası sürerken, birçok ülke İsrail'e yönelik silah ambargosu çağrısında bulunuyor. ABD ve Avrupa ülkeleri ise İsrail'in meşru müdafaa hakkını desteklediklerini belirtiyor; ancak sivil kayıpların artması Batı kamuoyunda rahatsızlık yaratıyor.
BM Güvenlik Konseyi'nin ateşkes kararları ise İsrail tarafından uygulanmıyor. Son olarak Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen ateşkes görüşmelerinden de henüz somut bir sonuç çıkmadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, baştan beri Gazze'deki saldırıları kınayarak, İsrail ile ticari ilişkileri sınırlama yönünde adımlar attı. Bu yeni can kaybı rakamları, Türkiye'nin bölgedeki insani kriz karşısında daha aktif bir diplomasi yürütmesini zorunlu kılıyor. Ankara'nın Filistin davasına verdiği destek, hem iç kamuoyunda hem de İslam dünyasında hassas bir denge unsuru olarak öne çıkıyor. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikaları ve bölgesel güvenlik çıkarları açısından Gazze'deki istikrar, önemli bir belirleyici olmaya devam ediyor.