Hamas'ın kontrolündeki Gazze Sağlık Bakanlığı, 2025 yılının başından bu yana ateşkese rağmen Gazze Şeridi'nde 900'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Bakanlık, 10 Ekim 2023'ten itibaren toplam can kaybının 1.300'ü aştığını, bunlardan 301'inin çocuk olduğunu belirtti. Açıklama, bölgede insani krizin derinleştiğine işaret ederken, ateşkesin kırılganlığını da gözler önüne seriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Gazze Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, 7 Ekim 2023'te başlayan İsrail-Hamas savaşı sırasında uygulanan ateşkese rağmen, ölümler devam ediyor. Bakanlık, yılbaşından itibaren geçen sürede 903 kişinin hayatını kaybettiğini, bu sayının 301 çocuk ve 250'den fazla kadını içerdiğini bildirdi. Açıklamada ayrıca, 10 Ekim'den bu yana toplam ölü sayısının 1.300'ü geçtiği, yaralı sayısının ise binlerce olduğu ifade edildi.
Uzmanlar, resmi rakamların tam olarak doğrulanamadığını, ancak bağımsız kuruluşların da benzer sayıları teyit ettiğini belirtiyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, Gazze'deki sivil kayıpların ciddi boyutlara ulaştığını ve insani yardımın engellendiğini vurguluyor. Ateşkes anlaşması, taraflar arasında kalıcı barış umutlarını artırmış olsa da, sahadaki durumun hâlâ kırılgan olduğu görülüyor.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Gazze'deki can kayıpları, yalnızca Filistinliler için değil, tüm Ortadoğu bölgesi ve uluslararası toplum için derin bir endişe kaynağı. Mısır ve Katar arabuluculuğunda sağlanan ateşkes, insani yardımların bölgeye ulaşmasına olanak tanısa da, kalıcı bir siyasi çözümün hâlâ uzağında olduğu açık. İsrail ile Hamas arasındaki müzakereler sürerken, Batı Şeria'da da artan gerilim ve yerleşimci şiddeti, bölgesel istikrarı tehdit ediyor.
Uluslararası toplum, Gazze'deki insani durumun iyileştirilmesi için çağrılar yapıyor. Birleşmiş Milletler, Gazze'deki sivillerin korunması ve insani yardım koridorlarının açılması için acil adımlar atılmasını istiyor. ABD ve Avrupa Birliği, iki devletli çözümü desteklediklerini yinelerken, sahadaki gelişmeler, bu çözümün ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Ayrıca, İsrail'in Gazze'ye yönelik ablukası ve hareket kısıtlamaları, bölgedeki ekonomik ve sosyal dokuyu derinden etkilemeye devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki insani durum, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteği yakından ilgilendiriyor. Türkiye, geçmişte olduğu gibi Filistinlilerin yanında yer alırken, bu tür olaylar Ankara'nın bölgedeki arabuluculuk rollerini güçlendirebilir. Türkiye, insani yardımlarını sürdürürken, taraflar arasında diyalog kurulması için çaba gösteriyor. Bununla birlikte, Gazze'deki istikrarsızlık, Doğu Akdeniz'deki güvenlik dinamiklerini ve bölgesel göç hareketlerini etkileme potansiyeli taşıyor. Türkiye'nin, insani krizin derinleşmemesi için uluslararası toplumu harekete geçirme çabaları önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacak.