Gazze'de geçen yıl ilan edilen ateşkesin yıl dönümünde İsrail'in düzenlediği saldırılarda en az yedi kişi hayatını kaybetti. Gazze Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, ölenler arasında bir çocuk da bulunuyor. Bakanlık, ateşkesin ilan edildiği geçen yıldan bu yana İsrail saldırılarında öldürülen Filistinlilerin sayısının en az 1.481'e ulaştığını bildirdi. Saldırılar, bölgede kırılgan ateşkesin ne kadar etkisiz kaldığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Ateşkesin Arka Planı ve Artan Kayıplar
Geçtiğimiz yıl aracıların yoğun çabalarıyla varılan ateşkes anlaşması, Gazze'de sükûneti sağlamayı amaçlıyordu. Ancak anlaşmanın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, İsrail güçlerinin hava ve kara saldırıları aralıklarla devam etti. Gazze Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, bu süre zarfında 1.481 Filistinli hayatını kaybetti; yaralı sayısı ise binlerle ifade ediliyor. Son saldırıda ölenler arasında bir çocuğun bulunması, uluslararası toplumun tepkisini çekti. Bölgedeki hastanelerin altyapı sorunları nedeniyle yaralılara müdahalede zorluk çekildiği belirtiliyor.
Ateşkesin yıl dönümünde düzenlenen saldırılar, anlaşmanın kalıcı barışa dönüşmediğini gösteriyor. İsrail yetkilileri, saldırıların "terör altyapısını hedef aldığını" savunurken, Filistinli gruplar sivil kayıpların hesabının sorulması gerektiğini vurguluyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve Birleşmiş Milletler yetkilileri, sivillerin korunması çağrısını yineledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gazze'deki son tırmanma, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan istikrarı daha da zorluyor. Ateşkesin yıl dönümünde yaşanan can kayıpları, Mısır ve Katar'ın arabuluculuk çabalarını gölgeliyor. Bölgesel aktörler, özellikle İran ve Hizbullah, İsrail'in eylemlerini kınarken, Batılı ülkelerden gelen açıklamalar genellikle "itidal" çağrısının ötesine geçmiyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde yeni bir oturum düzenlenmesi bekleniyor; ancak daimi üyeler arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle somut bir karar çıkması zor görünüyor. Analistler, ateşkesin sürdürülebilirliği için yalnızca askeri değil, insani ve ekonomik adımların da atılması gerektiğini belirtiyor. Gazze'deki insani durum ise giderek kötüleşiyor: elektrik kesintileri, temiz su sıkıntısı ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlar, halkın günlük yaşamını derinden etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki son gelişmeleri yakından takip ediyor. Dışişleri Bakanlığı, saldırıları kınayarak sivillerin korunması ve ateşkesin kalıcı hale getirilmesi çağrısında bulundu. Türkiye, bölgede artan tansiyonun Orta Doğu barış sürecini ve enerji güvenliğini olumsuz etkileyeceğini savunuyor. Ayrıca, Türkiye'nin insani yardım koridoru açılması yönündeki çabaları sürüyor. Ankara, İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM platformlarında Filistin meselesini gündemde tutmaya çalışırken, Batılı müttefikleriyle de diplomasi trafiğini yoğunlaştırmış durumda. Gazze'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin doğu Akdeniz ve Orta Doğu politikalarını doğrudan etkiliyor; zira kalıcı bir çözüm, bölgesel güvenlik ve ekonomik işbirlikleri için kritik önemde.