Gazze Şeridi'nde 7 Ekim 2023'te başlayan ve ABD arabuluculuğunda Kasım ayında varılan ateşkese rağmen, İsrail güçlerinin bölgeye yönelik saldırıları sonucu hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 1000'in üzerine çıktı. Gazze Sağlık Bakanlığı Perşembe günü yaptığı açıklamada, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana 1000'den fazla Filistinlinin İsrail ateşiyle öldürüldüğünü bildirdi. Son olarak düzenlenen bir hava saldırısında en az 3 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.
Ateşkesin Kırılgan Yapısı ve Süregelen Şiddet
ABD, Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda 24 Kasım 2023'te varılan geçici ateşkes, insani yardımların bölgeye ulaştırılması ve rehinelerin serbest bırakılması için bir haftalık bir duraklama sağlamıştı. Ancak ateşkesin sona ermesinin ardından İsrail, Hamas'ı yok etme hedefiyle askeri operasyonlarına yeniden başladı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 7 Ekim'den bu yana toplam can kaybı 37 binin üzerinde. Ateşkes sonrası ölümlerin büyük kısmı, özellikle Gazze'nin güneyindeki Refah ve Han Yunus kentlerinde yoğunlaşan hava saldırıları ve topçu atışları sonucu meydana geldi.
Uluslararası toplumun ateşkes çağrılarına rağmen, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas'ın tamamen etkisiz hale getirilene kadar operasyonların süreceğini açıkladı. Bu durum, sivil kayıpların artmasına ve insani krizin derinleşmesine neden oluyor. Birleşmiş Milletler, Gazze'deki 2,3 milyon nüfusun neredeyse tamamının yerinden edildiğini ve büyük bir kısmının açlık ve susuzlukla karşı karşıya olduğunu rapor ediyor.
Bölgesel ve Küresel Tepkiler
ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklerken, sivil kayıpların azaltılması ve insani yardım akışının artırılması yönünde çağrılarda bulunuyor. Ancak bu çağrılar, İsrail'in Refah'a yönelik kara operasyonu planlarıyla çelişiyor. Mısır ve Katar, yeni bir ateşkes anlaşması için müzakereleri sürdürse de taraflar arasındaki temel farklılıklar anlaşmayı zorlaştırıyor.
Bu arada, İran destekli Husi güçlerinin Kızıldeniz'de İsrail bağlantılı gemilere saldırıları, çatışmanın bölgesel bir boyut kazandığını gösteriyor. Husiler, İsrail'in Gazze operasyonlarına misilleme olarak bu saldırıları gerçekleştirdiklerini açıklıyor. ABD öncülüğündeki deniz koalisyonu, ticari gemileri korumak için operasyonlar düzenlerken, küresel deniz ticaretinde aksamalar yaşanıyor.
Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, iki devletli çözüm temelinde kalıcı bir barışın sağlanması gerektiğini vurguluyor. Ancak İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim politikaları ve Gazze'deki askeri operasyonları, bu çözümün uygulanabilirliğini her geçen gün daha da zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, 7 Ekim'den bu yana İsrail'in Gazze operasyonlarını sert bir dille eleştirmekte ve derhal ateşkes çağrısı yapmaktadır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'i 'soykırım' yapmakla suçlamış ve uluslararası mahkemelerde yargılanması gerektiğini ifade etmiştir. Ankara, Filistin davasına verdiği diplomatik destekle birlikte, Mısır ve Katar ile işbirliği içinde insani yardımların ulaştırılmasına katkı sağlamaktadır. Ölen Filistinli sayısının 1000'i aşması, Türk kamuoyunda büyük infial yaratmakta ve hükümetin İsrail'e karşı daha sert yaptırımlar uygulanması yönündeki baskıyı artırmaktadır. Türkiye’nin bu krizdeki pozisyonu, hem Doğu Akdeniz’deki jeopolitik dengeleri hem de Arap dünyasıyla ilişkilerini şekillendirmeye devam edecektir.