İsrail güçleri, 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını sürdürüyor. Anadolu Ajansı'nın haberine göre, pazartesi günü şafak vaktinden bu yana düzenlenen saldırılarda 5 Filistinli hayatını kaybetti, 25 kişi ise yaralandı. Sağlık kaynakları, ölenlerden ikisinin, yerinden edilmiş sivillerin barındığı bir çadır kampını hedef alan İsrail saldırısında yaşamını yitirdiğini bildirdi. Saldırılar, uluslararası toplumun ateşkes çağrılarına rağmen bölgede tansiyonun düşmediğini gösteriyor.
Gelişmenin arka planı
Gazze'de 7 Ekim 2023'te başlayan büyük çaplı çatışmalar, bölgeyi insani krizin eşiğine getirmişti. Aylar süren yoğun çatışmaların ardından 10 Ekim 2025'te ateşkes sağlanmış olsa da, taraflar arasındaki güvensizlik ve anlaşmazlıklar devam ediyor. İsrail, ateşkes ihlallerinin Hamas'ın yeniden silahlanma girişimlerine karşı önleyici tedbirler olduğunu savunurken, Filistinli yetkililer ise bu saldırıların sivilleri hedef aldığını ve ateşkes ruhuna aykırı olduğunu belirtiyor.
Son saldırıda, yerinden edilmiş Filistinlilerin sığındığı bir kampın vurulması, uluslararası insancıl hukukun ihlali olarak değerlendiriliyor. BM raporlarına göre, Gazze'de 2 milyondan fazla insan insani yardıma muhtaç durumda ve sağlık sistemi çökmüş durumda. Ateşkesin devam etmesi için uluslararası gözlemcilerin bölgeye yerleştirilmesi talepleri var.
Bölgesel ve küresel boyut
Gazze'deki çatışmalar, Ortadoğu'nun hassas dengelerini etkilemeye devam ediyor. Mısır ve Katar, arabuluculuk çabalarını sürdürürken, İsrail'in askeri operasyonları bölgede yeni bir gerilim dalgasına yol açma riski taşıyor. ABD yönetimi, ateşkesin korunması için İsrail'e baskı yaparken, İran destekli gruplar ise Filistin davasına destek amacıyla İsrail'e karşı eylemlerini artırabilir.
Küresel ölçekte, Gazze'deki insani kriz, uluslararası kuruluşların acil yardım çağrılarına rağmen derinleşiyor. BM Güvenlik Konseyi'nin ateşkes kararlarına uyulmaması, uluslararası hukukun etkinliği konusunda soru işaretleri doğuruyor. Bu durum, Filistin devletinin tanınması ve iki devletli çözüm gibi uzun vadeli hedefleri de zedeliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına tarihsel ve diplomatik destek veren bir ülke olarak Gazze'deki gelişmeleri yakından takip ediyor. Ateşkes ihlalleri, Türkiye'nin bölgesel barış için yürüttüğü arabuluculuk çabalarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve deniz yetki alanları konusunda İsrail ile yaşanan gerilimler düşünüldüğünde, Gazze'deki kriz Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını da ilgilendiriyor. Türkiye, BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde Filistinlilere yönelik saldırıları kınamaya devam ederken, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için girişimlerini sürdürüyor.