Gazze Şeridi'nde ateşkesin ilan edilmesinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, Filistinlilere yönelik öldürme ve yerinden etme eylemleri aralıksız sürüyor. Middle East Eye'ın haberine göre, ateşkese rağmen İsrail güçlerinin saldırıları ve abluka, bölgede yaşamı felç etmiş durumda. Binlerce Filistinli evinden edilmiş, temel ihtiyaçlara erişim engellenmiş ve can kayıpları devam ediyor.
Ateşkesin Arka Planı ve İhlaller
Bir yıl önce varılan ateşkes anlaşması, uluslararası kamuoyunda büyük umut yaratmıştı. Ancak sahada durum hiç de öyle gelişmedi. İsrail, ateşkesi sık sık ihlal ederek hava saldırıları düzenledi, sınırlarda kontrolü artırdı ve Gazze'ye yönelik ablukayı sürdürdü. Birleşmiş Milletler raporlarına göre, ateşkes döneminde bile yüzlerce Filistinli hayatını kaybetti, binlercesi yaralandı. Altyapı büyük ölçüde tahrip oldu; elektrik, su ve sağlık hizmetleri neredeyse tamamen çöktü.
Yerinden edilme, ateşkesin en acı sonuçlarından biri oldu. Yüz binlerce insan, evlerine dönmek bir yana, çadır kentlerde ve okullarda barınmaya çalışıyor. İnsani yardım kuruluşları, bölgeye yeterli yardım ulaştıramadıklarını belirtiyor. Mısır ve Katar'ın arabuluculuk çabaları sonuçsuz kaldı; taraflar arasında kalıcı bir barış sağlanamadı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gazze'deki durum, Orta Doğu'nun genel istikrarını da tehdit ediyor. İsrail'in politikaları, bölgedeki gerilimi artırırken, Lübnan, Suriye ve İran ile yaşanan gerginlikler zaman zaman çatışmaya dönüşüyor. Uluslararası toplum, özellikle ABD ve Avrupa Birliği, İsrail'e yönelik eleştirilerini sürdürse de somut adımlar atmaktan kaçınıyor. Rusya ve Çin ise durumu kınayan açıklamalar yapmakla yetiniyor.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde alınan kararlar uygulanamıyor; veto yetkisi nedeniyle etkili yaptırımlar devreye sokulamıyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin soruşturmaları ise sonuçsuz kalıyor. Filistin yönetimi, ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi için çağrı yaparken, Hamas ile İsrail arasındaki güvensizlik ortamı devam ediyor.
Gazze'deki insani kriz, bölgedeki istikrarsızlığın sembolü haline geldi. Ateşkesin bir yılını geride bırakırken, Filistinliler hala temel haklardan yoksun, ölüm ve yıkımla iç içe yaşıyor. Uluslararası toplumun etkisizliği, sorunun çözümünü daha da zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki insani kriz, Türkiye'nin Orta Doğu politikası açısından kritik bir sınav niteliğinde. Türkiye, Filistin meselesinde tarihsel olarak Filistin yanlısı bir çizgi izlese de, son yıllarda İsrail ile ilişkilerini normalleştirme çabası içinde. Ateşkesin ardından yaşanan ihlaller, Ankara'nın denge politikasını zorlaştırıyor. İnsani yardımlar ve diplomatik girişimler sürse de, Türkiye'nin etkisi sınırlı kalıyor. Bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'nin enerji güvenliği ve ekonomik çıkarlarını da olumsuz etkiliyor. Ayrıca, mülteci akını riski ve radikalleşme tehdidi, Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırıyor. Türkiye'nin, ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi için daha aktif bir diplomasi yürütmesi ve uluslararası platformlarda baskı unsuru oluşturması gerekiyor.