Gazze'de ateşkes ilan edileli dokuz ay oldu; ancak bölgedeki insani koşulların hâlâ son derece ağır olduğu ve ilan edilen ateşkese rağmen iyileşme bekleyenlerin hayal kırıklığına uğradığı belirtildi. Norveç Mülteci Konseyi (NRC) Filistin misyonu İletişim Danışmanı Shaina Low, The New Arab’a yaptığı açıklamada, “Koşullar inanılmaz derecede vahim; bu noktada iyileşmiş olmaları gerekirdi” dedi. Büyük ölçekli çatışmaların sona ermesine rağmen Low, Gazze’nin hâlâ yapısal bir acil durumda olduğunu savunuyor.
Yapısal Acil Durum ve Temel İhtiyaçların Karşılanamaması
Shaina Low, ateşkesin başlamasından bu yana geçen dokuz aylık süreçte, büyük ölçekli askeri operasyonların durmasına rağmen Gazze'deki yaşam koşullarında kayda değer bir iyileşme yaşanmadığını belirtiyor. İsrail'in uyguladığı abluka ve kısıtlamalar nedeniyle temel ihtiyaç maddelerinin (gıda, su, tıbbi malzeme) bölgeye girişi hâlâ ciddi şekilde sınırlanıyor. Low, “İnsanlar hâlâ çadırlarda yaşıyor, sağlık hizmetlerine erişemiyor ve çocuklar okula gidemiyor. Bu, yapısal bir acil durum” ifadelerini kullandı.
Ateşkes anlaşması kapsamında insani yardımların artırılması öngörülmesine rağmen, yardım kuruluşları sahada çalışma izni almakta ve güvenli erişim sağlamakta zorlanıyor. NRC gibi uluslararası kuruluşlar, Gazze'nin kuzeyi ve güneyi arasında yardım dağıtımında yaşanan engellere dikkat çekiyor. Ayrıca, altyapının büyük ölçüde tahrip olması nedeniyle su ve elektrik şebekeleri hâlâ çalışmıyor; bu da insani krizin derinleşmesine yol açıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Ateşkesin Kırılganlığı
Gazze'deki ateşkes, büyük ölçekli çatışmaların sona ermesini sağlamış olsa da, bölgesel istikrar açısından kırılgan bir zemin oluşturuyor. İsrail'in zaman zaman düzenlediği hava saldırıları ve sınır olayları, ateşkesin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Ayrıca, Batı Şeria'da artan yerleşimci şiddeti ve İsrail askeri operasyonları, Filistin topraklarının tamamında tansiyonu yüksek tutuyor.
Küresel aktörler, özellikle Birleşmiş Milletler ve ABD, ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için diplomatik çabalarını sürdürüyor. Ancak, siyasi çözüm sürecindeki tıkanıklık ve iki devletli çözüme yönelik umutların azalması, bölgede kalıcı barışın önündeki en büyük engeller olarak görülüyor. Gazze'nin yeniden inşası için gereken mali kaynakların yetersizliği ve siyasi irade eksikliği, insani krizin uzamasına neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği geleneksel destek kapsamında Gazze'deki insani krizin hafifletilmesi için aktif bir rol oynuyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ateşkes sürecindeki arabuluculuk girişimleri ve Türkiye'nin insani yardım kuruluşları aracılığıyla bölgeye yaptığı yardımlar, Ankara'nın bu dosyadaki etkinliğini gösteriyor. Türkiye, Gazze'nin yeniden inşası ve Filistinlilerin temel haklarının korunması için uluslararası topluma çağrılarını sürdürüyor. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı ve bölgesel güvenlik açısından Gazze'deki istikrar, Türkiye'nin çıkarları için hayati önem taşıyor. Bu bağlamda, Türkiye'nin insani diplomasisi ve bölgesel liderlik rolü, krizin çözümünde belirleyici olabilir.