Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, yaklaşık üç yıl önce İsrail saldırısıyla yıkılan bir apartmanın enkazından çıkarılan 112 kişi için toplu cenaze töreni düzenlendi. Filistinli yetkililer, enkaz altında kalan cesetlerin kimlik tespitinin uzun süren kazı çalışmaları sonucunda yeni tamamlanabildiğini açıkladı. Törene katılan binlerce kişi, yakınlarının tabutlarını omuzlarında taşıyarak son yolculuklarına uğurladı. Saldırının faili İsrail ordusunun bölgede hâlâ yoğun bombardıman başlattığına dikkat çeken yerel kaynaklar, saldırıda ölenlerin çoğunun kadın ve çocuk olduğunu bildirdi. Cenaze töreni, Gazze'deki toplu mezarlıklardan birinde düzenlendi ve birçok kişi gözyaşlarına hâkim olamadı.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail ordusu, 2021 yılında Gazze'ye yönelik 11 gün süren askeri operasyon düzenlemiş, bu operasyonlarda çok sayıda sivil hayatını kaybetmişti. Yıkılan apartman, operasyon sırasında İsrail hava saldırısıyla vurulmuş ve enkaz altında kalan onlarca aile kaybolmuştu. Ancak İsrail'in bölgeye uyguladığı kara ablukası nedeniyle enkaz kazı çalışmaları uzun süre başlatılamadı. İsrail ordusu, yıkılan apartmanda Hamas'a ait bir komuta merkezinin bulunduğunu öne sürmüş, ancak bu iddiayı kanıtlayan herhangi bir belge kamuoyuyla paylaşılmamıştı. Filistinli sivil savunma ekipleri, yaklaşık üç yıl boyunca enkazda arama kurtarma çalışması yürüttü ve cesetleri tek tek çıkararak kimlik tespitini sağladı. Kimliği tespit edilen 112 kişi arasında 45 çocuğun bulunduğu doğrulandı. Cenazelerin defnedilmesi öncesinde Gazze'deki hastanelerde DNA testleri yapılırken, bazı aileler yakınlarının cesetlerini ancak bu testler sonucunda teşhis edebildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu olay, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında sivil kayıpların boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2021 operasyonunda 250'den fazla Filistinli hayatını kaybetti ve bunların önemli bir kısmı sivildi. İsrail ise operasyonların Hamas'ın roket saldırılarına karşı meşru müdafaa olduğunu savunuyor. Ancak uluslararası insan hakları örgütleri, İsrail'in sivil yerleşim alanlarına yönelik saldırılarını savaş suçu olarak değerlendiriyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi, bu konuda devam eden bir soruşturma yürütüyor ve Filistin tarafı, kanıtların toplanması için uluslararası topluma çağrıda bulunuyor. Küresel düzeyde ise bu durum, Filistin-İsrail sorununun çözümsüzlüğünün acı sonuçlarından biri olarak tarihe geçti. Arap kamuoyunda İsrail'e yönelik tepkiler her geçen gün artarken, bazı Arap ülkelerinin İsrail'le normalleşme anlaşması imzalamasına rağmen taban hareketi bu tür saldırıları protesto ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'de yaşanan bu insani drama, Türk dış politikasında Filistin davasına verilen desteğin önemini bir kez daha vurguluyor. Türkiye, tarihsel olarak Filistin halkının haklarını savunmuş ve İsrail saldırılarını kınamıştır. Bu olay, Türkiye'nin Filistinlilere yönelik insani yardım ve diplomatik girişimlerinin haklılığını göstermektedir. Ayrıca, Türkiye'nin İsrail ile ilişkileri son dönemde normalleşme sürecine girse de bu tür olaylar, kamuoyunda İsrail karşıtlığını güçlendiriyor ve hükümeti daha temkinli bir siyaset izlemeye itiyor. Bölgesel açıdan bakıldığında, Gazze'deki istikrarsızlık Doğu Akdeniz'deki güç dengelerini de etkilemektedir. Türkiye, Doğu Akdeniz'deki haklarını korurken Filistin meselesini de gündemde tutmaya devam edecektir. Bu olayın bir sonucu olarak Türkiye'nin, uluslararası platformlarda Filistin'e yönelik desteğini daha güçlü bir şekilde dile getirmesi bekleniyor.