Gallup'un 2025 Dünya Anketi sonuçlarına göre, dünya genelinde giderek daha fazla insan yaşadığı toplumu azınlık gruplar için iyi bir yer olarak görüyor. Perşembe günü yayımlanan rapor, küresel ölçekte yetişkinlerin artan bir oranının, yaşadıkları bölgelerin etnik, dini veya cinsel yönelim azınlıkları için yaşanabilir olduğunu düşündüğünü ortaya koyuyor.
Anketin Detayları: Küresel Eğilimler
Gallup'un 2025 yılında 140'tan fazla ülkede yaptığı anket, katılımcılara "Yaşadığınız şehir veya bölge, azınlık gruplar (etnik, dini veya cinsel yönelim) için iyi bir yer midir?" sorusunu yöneltti. Sonuçlara göre, 2015'te %58 olan olumlu yanıt oranı 2025'te %64'e yükseldi. En yüksek olumlu algı Kanada (%92), İzlanda (%90) ve Yeni Zelanda'da (%89) kaydedilirken; en düşük oranlar Mısır (%22), Ürdün (%25) ve Afganistan'da (%28) görüldü.
Raporda dikkat çeken bir bulgu da, cinsel yönelim azınlıklarına yönelik algının etnik veya dini azınlıklara kıyasla daha düşük olması. Küresel ortalamada, katılımcıların %56'sı yaşadığı yeri LGBTİ+ bireyler için iyi bir yer olarak tanımlarken; etnik azınlıklar için bu oran %62, dini azınlıklar için %63 oldu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bölgesel farklılıklar da belirleyici. Kuzey Amerika ve Batı Avrupa'da olumlu algı %80'nin üzerinde seyrederken; Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da bu oran %30'un altına iniyor. Anketin yapıldığı yıl itibarıyla, küresel göç hareketleri ve mülteci krizlerinin etkisiyle azınlık haklarına yönelik tartışmaların alevlendiği bir dönemde bu veriler, toplumsal kabulün arttığına işaret ediyor. Gallup uzmanları, bu artışın özellikle genç nesiller arasında daha belirgin olduğunu, eğitim seviyesi yükseldikçe azınlıklara yönelik toleransın da arttığını vurguluyor.
Bununla birlikte, raporda aynı soruya verilen yanıtların ülke içinde de büyük farklılıklar gösterdiği belirtiliyor. Örneğin, ABD'de şehirlerde yaşayanların %78'i azınlıklar için yaşanabilir bir toplumda yaşadığını düşünürken, kırsal alanlarda bu oran %55'e düşüyor. Bu durum, kentleşme ve kültürel çeşitlilik arasındaki bağlantıyı ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, azınlık hakları ve toplumsal kabul konusunda karmaşık bir tablo sergiliyor. Anket verilerine göre Türkiye'de olumlu algı oranı %41 ile küresel ortalamanın altında kalıyor. Bu durum, Türkiye'nin AB üyelik sürecinde azınlık hakları konusunda yaşadığı yapısal sorunları ve iç politikadaki kutuplaşmayı yansıtıyor. Özellikle Suriyeli mültecilere yönelik toplumsal kabulün son yıllarda azalması ve farklı etnik kimliklere yönelik ayrımcılık raporları, bu algının düşük kalmasında etkili oluyor. Küresel eğilimin aksine Türkiye'de genç nüfusun azınlıklara yönelik tutumu, eğitim seviyesi ve kentleşme ile doğru orantılı olarak artış göstermiyor; bu da yapısal eşitsizliklerin ve eğitim sistemindeki eksikliklerin önemli bir gösterge olarak okunabilir.