İngiltere'de sol görüşlü siyasetçi George Galloway, Londra'nın Holborn ve St Pancras seçim bölgesinde 4 Temmuz'da yapılacak ara seçimde yarışıyor. Ancak Galloway, kampanya sürecinin başlamasından bu yana Birleşik Krallık'a hiç gelmedi. Kendisinin Rusya'da "doğuda sürgünde" olduğunu belirten Galloway, seçim çalışmalarını tamamen uzaktan yürütüyor. 69 yaşındaki siyasetçi, daha önce yedi kez parlamento üyesi seçilmişti ve bu kez sekizinci kez Westminster'a girmeyi hedefliyor.
Gelişmenin Arka Planı
George Galloway, uzun yıllardır İngiliz siyasetinin tartışmalı isimlerinden biri. 1987'de Glasgow Hillhead'den ilk kez milletvekili seçilen Galloway, daha sonra sırasıyla Bethnal Green and Bow, Bradford West ve Batley and Spen gibi farklı bölgelerden parlamentoya girdi. Son olarak 2024'te Rochdale'de yapılan ara seçimi kazanarak 2024 genel seçimlerine kadar bu görevi sürdürdü. Galloway, özellikle Filistin yanlısı tutumu, Irak Savaşı karşıtlığı ve İşçi Partisi'nden ihraç edilmesiyle tanınıyor. Şimdi ise Holborn ve St Pancras'ta, İşçi Partisi'nin elindeki koltuğu kazanmak için mücadele ediyor. Ancak seçim bölgesine hiç gitmemesi, İngiliz basınında ve seçmenler arasında tartışma yaratmış durumda. Galloway, Rusya'da bulunma gerekçesi olarak "siyasi sürgün" ifadesini kullanıyor ve İngiltere'de kendisine yönelik yasal tehditler olduğunu öne sürüyor. Öte yandan, İngiliz seçim yasaları, adayların seçim bölgesinde ikamet etmesini zorunlu kılmıyor; ancak kampanya sürecinde seçmenle doğrudan temas geleneksel olarak önemli görülüyor. Galloway'in uzaktan yürüttüğü kampanya, sosyal medya ve video mesajları üzerinden ilerliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Galloway'in bu tutumu, Batı demokrasilerinde seçim kampanyalarının dijitalleşmesi ve siyasi sürgün kavramı açısından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Rusya'da bulunması, Batı ile Moskova arasındaki gerilimli ilişkiler bağlamında ayrıca önem taşıyor. Galloway, Rus devlet medyası RT'de programlar yapmış ve Kremlin yanlısı söylemleriyle biliniyor. Bu durum, İngiliz seçmenin karşısına "dış müdahale" tartışmalarını da getirebilir. Özellikle İngiltere'de son yıllarda yabancı aktörlerin seçimlere müdahalesi konusunda artan bir hassasiyet var. Galloway'in adaylığı, bu hassasiyeti daha da artırabilir. Ayrıca, Holborn ve St Pancras gibi merkezi bir Londra bölgesinde yarışıyor olması, sonucun ulusal siyaset açısından sembolik önemini artırıyor. Galloway'in kazanması halinde, İşçi Partisi için ciddi bir prestij kaybı yaşanabilir. Ancak anketler, Galloway'in şansını düşük gösteriyor. Yine de 2012'de Bradford West'te beklenmedik bir zafer kazanmıştı; bu tür sürprizlere açık bir siyasetçi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
George Galloway'in Türkiye ile doğrudan bir bağlantısı bulunmuyor; ancak Batı'da yükselen aşırı sağ ve İslam karşıtlığına getirdiği eleştiriler, Türkiye'nin Avrupa'daki algısını dolaylı olarak etkileyebilir. Galloway, Filistin davasına verdiği destekle Müslüman seçmen nezdinde sempati topluyor. Bu tür adayların başarısı, Avrupa'da İslamofobiye karşı siyasi temsili güçlendirebilir. Öte yandan, Rusya'da sürgünde olması ve Kremlin yanlısı çizgisi, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde dikkatli olması gereken bir konu. Türkiye, Batı demokrasilerindeki seçim süreçlerine doğrudan müdahil olmuyor; ancak bu tür gelişmeler, Batı'nın Rusya ile ilişkilerindeki kırılganlığı gözler önüne seriyor. Türkiye'nin denge politikası açısından, Batı'da Rusya bağlantılı figürlerin yükselişi, Ankara'nın Moskova ile Batı arasındaki hassas konumunu daha da karmaşık hale getirebilir.