Londra - İsrail'in Gazze'de 7 Ekim 2023'ten bu yana sürdürdüğü ve soykırım olarak nitelendirilen saldırıları, Birleşik Krallık'ta Filistin yanlısı hareketin benzeri görülmemiş bir şekilde güçlenmesine yol açtı. İngiliz vatandaşları, Filistinlilerle dayanışma göstermek ve hükümetin İsrail'e verdiği desteği protesto etmek için özgürlüklerini ve itibarlarını riske atarak sokaklara dökülüyor, kampüslerde ve parlamento önünde seslerini yükseltiyor. Bu hareket, sadece bir dış politika meselesi olmaktan çıkıp İngiltere'nin iç siyasetini de sarsan bir boyuta ulaştı.
İngiltere'de Filistin Hareketinin Yükselişi
Gazze'deki çatışmaların başlamasından bu yana İngiltere genelinde yüz binlerce kişi protesto gösterilerine katıldı. Londra, Manchester, Birmingham ve Glasgow gibi şehirlerde düzenlenen yürüyüşlerde Filistin bayrakları taşındı, İsrail'in askeri operasyonları kınandı. Ancak bu hareketlilik yalnızca sokaklarla sınırlı kalmadı; üniversite kampüslerinde öğrenciler Filistin lehine encampment'lar kurdu, akademisyenler İsrail kurumlarıyla işbirliklerini askıya aldı. İşçi Partisi içinde de milletvekilleri ve üyeler, liderliğin İsrail'e verdiği destekten rahatsızlık duyarak istifa etti. Hareketin en dikkat çekici yönlerinden biri, sıradan vatandaşların, öğrencilerin, sağlık çalışanlarının ve sanatçıların aktif katılımı oldu.
İngiliz hükümeti ise İsrail'in kendini savunma hakkını vurgulayarak ateşkes çağrılarını başlangıçta reddetti. Ancak artan kamu baskısı ve uluslararası eleştiriler sonucunda tutumunda kısmi bir yumuşama görüldü; yine de Birleşmiş Milletler'de ateşkes lehinde oy kullanmaktan kaçındı. Hükümetin bu tutumu, protestocuların öfkesini daha da artırdı. Gösterilerde polis müdahalesi, gözaltılar ve ifade özgürlüğü tartışmaları da gündeme geldi. Bazı aktivistler, Filistin yanlısı görüşlerini dile getirdikleri için işlerini kaybetme, sosyal medyada linç edilme veya yasal soruşturmalarla karşılaşma riskiyle karşı karşıya kaldı.
Hareketin öne çıkan isimlerinden biri olan eski İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, Filistin davasını destekleyen açıklamalarıyla gündemde kalmaya devam ediyor. Ayrıca, Filistin yanlısı gruplar, İngiltere'nin İsrail'e silah satışını durdurması için kampanyalar yürütüyor. Bu kampanyalar kısmen başarılı oldu; hükümet, İsrail'e yapılan bazı silah ihracat lisanslarını askıya aldığını duyurdu. Ancak aktivistler bunu yeterli bulmuyor ve tam bir ambargo talep ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'deki Filistin hareketi, küresel çapta yükselen bir dalganın parçası. ABD'de üniversite kampüslerindeki protestolar, Fransa'da ve Almanya'da yapılan gösteriler, Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı'nda İsrail'e karşı açtığı soykırım davası gibi gelişmeler, uluslararası kamuoyunun İsrail'in eylemlerine karşı duyarlılığını gösteriyor. İngiliz hükümetinin pozisyonu ise Batı ittifakı içindeki çatlakları derinleştiriyor. ABD ve AB ülkeleri arasında İsrail'e destek konusunda farklılıklar olsa da, İngiltere'nin tutumu özellikle Filistin yanlısı kamuoyu nezdinde ciddi eleştiri alıyor.
Uzmanlara göre, Gazze'deki savaş İngiltere'de nesiller arası bir siyasi kırılma yaratabilir. Genç seçmenler arasında Filistin'e destek oranı çok yüksek ve bu durum gelecek seçimlerde İşçi Partisi'nin oylarını etkileyebilir. Ayrıca, İngiltere'nin Orta Doğu'daki itibarı da zarar görüyor; birçok Arap ülkesi ve Müslüman topluluk, Londra'nın İsrail'e verdiği koşulsuz desteği çifte standart olarak değerlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki Filistin yanlısı hareketin güçlenmesi, Türkiye'nin Filistin politikasına dolaylı da olsa destek sağlıyor. Türkiye, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını soykırım olarak nitelendirerek ateşkes çağrısı yapmış, insani yardımlar göndermiş ve İsrail ile ticari ilişkileri askıya almıştı. Batı kamuoyunda artan Filistin desteği, Türkiye'nin uluslararası platformlarda yalnız olmadığını gösteriyor. Ayrıca, İngiltere'deki hareketin İşçi Partisi üzerindeki etkisi, Birleşik Krallık'ın Orta Doğu politikasında olası bir değişimi beraberinde getirebilir; bu da Türkiye'nin bölgesel diplomatik girişimleri için elverişli bir zemin yaratabilir. Ancak Türkiye'nin kendi içinde de Filistin meselesi siyasi tartışmalara neden oluyor; iktidar ve muhalefet arasında farklı tonlar olsa da genel eğilim Filistin'den yana. İngiltere'deki gelişmeler, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde Filistin kartını kullanma potansiyelini artırabilir.