Galler Başbakanı Rhun ap Iorwerth, İngiltere'nin kuzeyindeki Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın yetki devri konusunda ciddi olması ve Galler'in İngiltere'nin bir bölgesi değil, ayrı bir ulus olduğunu anlaması gerektiğini söyledi. Galler Parlamentosu Senedd'in ilk İşçi Partisi dışı lideri olan ap Iorwerth, Westminster'ın yetkilerini devretme konusundaki istekliliğini de sorguladı.
Burnham'ın Yetki Devri Çıkışı ve Galler'in Tepkisi
Andy Burnham, uzun süredir İngiltere'nin bölgelerine daha fazla yetki devredilmesi gerektiğini savunuyor. Ancak bu söylem, Galler gibi ayrı bir yasama organına ve hükümete sahip olan uluslar için farklı bir anlam taşıyor. Galler Başbakanı Rhun ap Iorwerth, Burnham'ın açıklamalarını değerlendirirken, Galler'in Birleşik Krallık içindeki anayasal konumunun İngiltere'nin bölgelerinden temelden farklı olduğunu hatırlattı. Ap Iorwerth, "Galler bir ulustur, İngiltere'nin bir bölgesi değildir" diyerek, bu gerçeğin Londra'daki siyasetçiler tarafından tam olarak anlaşılmadığını ima etti.
Galler, 1997'deki referandumun ardından 1999'da kendi parlamentosuna (o dönemki adıyla Ulusal Meclis) kavuştu. 2011'de yapılan referandumla parlamento, belirli alanlarda doğrudan yasama yetkisi kazandı. 2020'de ise Senedd adını alan kurum, vergilendirme ve diğer konularda daha geniş yetkiler elde etti. Galler Hükümeti, sağlık, eğitim, çevre, ulaşım gibi birçok alanda özerk karar alma yetkisine sahip. Bu nedenle Galler'in statüsü, İngiltere'nin şehir bölgelerine veya belediye başkanlıklarına devredilen yetkilerden çok daha ileri bir düzeyde.
Rhun ap Iorwerth, Plaid Cymru (Galler Partisi) lideri olarak 2023'te Senedd'in ilk İşçi Partisi dışı başbakanı oldu. Bu, Galler siyasetinde bir dönüm noktası olarak görülüyor. Ap Iorwerth, Westminster'ın yetki devri konusundaki tutumunu eleştirerek, merkezi hükümetin yetkileri devretmeye istekli olup olmadığını sorguladı. Bu eleştiri, Birleşik Krallık'ta devam eden anayasal tartışmaların bir parçası.
Birleşik Krallık'ta Yetki Devri Tartışmaları ve Gelecek
Birleşik Krallık'ta yetki devri (devolution) süreci, 1990'ların sonunda İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'ya kendi parlamentolarının verilmesiyle başladı. Ancak İngiltere'nin kendisi için benzer bir yapı oluşturulmadı; bunun yerine Londra ve diğer metropol bölgelerine belediye başkanlıkları ve kombine otoriteler aracılığıyla sınırlı yetkiler devredildi. Andy Burnham, Greater Manchester Belediye Başkanı olarak bu modelin en görünür temsilcilerinden biri ve yetkilerin daha da artırılmasını savunuyor.Burnham'ın "İngiltere'nin bölgeleri" vurgusu, Galler ve İskoçya gibi ulusların statüsünü göz ardı ettiği yönünde eleştiriler alıyor. Galler Başbakanı'nın tepkisi, bu tür bir söylemin Birleşik Krallık'ın çok uluslu yapısını anlamamaktan kaynaklandığını gösteriyor. Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda, Birleşik Krallık'ı oluşturan uluslar olarak kendi yasama organlarına ve yürütme organlarına sahip. İngiltere'nin bölgeleri ise böyle bir anayasal statüye sahip değil.
Bu tartışma, Birleşik Krallık'ın geleceği açısından da önemli. İskoçya'da bağımsızlık yanlısı hareket güçlü bir şekilde varlığını sürdürüyor. Galler'de ise bağımsızlık desteği son yıllarda artsa da, henüz İskoçya'daki kadar yüksek değil. Ancak Galler'in kendi yetkilerini genişletme ve İngiltere ile eşit bir ortak olarak tanınma talebi giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor. Rhun ap Iorwerth'in çıkışı, bu talebin bir yansıması.
Westminster'ın yetki devri konusundaki isteksizliği, Galler ve İskoçya'daki milliyetçi hareketleri besleyebilir. Özellikle Brexit sonrası dönemde, Galler ve İskoçya'nın AB ile ilişkilerinin kopması, bu uluslarda daha fazla özerklik veya bağımsızlık isteğini artırdı. Galler Başbakanı'nın sözleri, bu bağlamda merkezi hükümete bir uyarı niteliğinde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Birleşik Krallık'taki yetki devri tartışmaları ve Galler'in statüsü, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, Avrupa'daki siyasi yapıların dönüşümü ve merkeziyetçilik-özerklik dengeleri açısından fikir verici. Türkiye, kendi içinde farklı etnik ve bölgesel dinamiklere sahip bir ülke olarak, Birleşik Krallık'ın çok uluslu yapısını ve yetki devri deneyimini yakından takip ediyor. Ayrıca, Birleşik Krallık'ın istikrarı, Türkiye'nin Avrupa ile ilişkileri ve NATO içindeki iş birliği açısından önemli. Galler ve İskoçya'daki bağımsızlık tartışmaları, Avrupa'da yeni siyasi oluşumların habercisi olabilir; bu da Türkiye'nin dış politikasında dikkate alması gereken bir unsur.