Demokrat Senatör Ruben Gallego (Arizona), Pazar günü yaptığı açıklamada, USS Abraham Lincoln uçak gemisinde görev yapan askerler arasında bildirilen ruh sağlığı endişelerinin, Başkan Donald Trump'ın askerlerin refahını umursamadığının kanıtı olduğunu söyledi. Gallego, Trump yönetiminin askerlere yönelik tutumunu sert bir dille eleştirerek, “Başkan, askerleri gerçekten umursamadığını gösterdi” dedi. Senatör, özellikle askerlerin görev sürelerinin uzatılması ve ailelerinden ayrı kalma sürelerinin artmasının yarattığı psikolojik baskıya dikkat çekti.
USS Lincoln'deki Ruh Sağlığı Krizi
USS Abraham Lincoln uçak gemisi, son aylarda Orta Doğu'da artan gerilimler nedeniyle görev süresi defalarca uzatılan bir birim olarak öne çıkıyor. Gemideki askerlerin, özellikle Kızıldeniz'deki Husi saldırılarına karşı yürütülen operasyonlar sırasında yoğun bir tempoya maruz kaldığı bildiriliyor. Savunma Bakanlığı yetkilileri, gemideki personelin moral ve motivasyonunun düştüğünü, bazı askerlerde ciddi anksiyete ve depresyon belirtileri görüldüğünü doğruladı.
Gallego, bu durumun yalnızca askeri operasyonların zorluğundan değil, aynı zamanda yönetimin stratejik planlama eksikliğinden kaynaklandığını savundu. “Askerlerimiz fedakarlık yapmaya hazır, ancak onları bu kadar uzun süre belirsizlik içinde tutmak, onların iyiliğini hiçe saymak demektir” diye konuşan Gallego, özellikle Trump'ın askeri danışmanlarının tavsiyelerini dinlemediğini öne sürdü.
Geçtiğimiz haftalarda, gemideki askerlerin aileleri de Kongre üyelerine mektuplar göndererek sevdiklerinin görev süresinin bir an önce sona erdirilmesi çağrısında bulunmuştu. Aileler, askerlerin tükenmişlik sendromu yaşadığını ve acil destek gerektiğini belirtmişti. Savunma Bakanı Pete Hegseth ise bu eleştirilere yanıt olarak, “Görev süreleri operasyonel gerekliliklere göre belirlenir ve askerlerimizin sağlığı bizim için önceliklidir” açıklamasını yapmıştı.
Siyasi Boyut ve Kongre Tepkileri
Gallego'nun açıklamaları, Kongre'de askeri personelin refahı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Demokratlar, Trump yönetiminin askeri bütçe artışlarını desteklerken, askerlerin yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik adımları ihmal ettiğini savunuyor. Özellikle, Savunma Bakanlığı'nın ruh sağlığı hizmetlerine ayrılan kaynakları artırması gerektiği vurgulanıyor.
Cumhuriyetçi kanattan ise Gallego'nun eleştirilerine karşı çıkanlar oldu. Bazı Cumhuriyetçi senatörler, askerlerin moralinin her zaman yüksek olduğunu ve bu tür açıklamaların ordunun itibarını zedelediğini öne sürdü. Ancak, emekli askeri yetkililer, uzun süreli konuşlanmaların psikolojik etkilerinin göz ardı edilemeyeceğini ve bu konuda şeffaf bir değerlendirme yapılması gerektiğini belirtti.
Trump'ın başkanlık döneminde askerlere yönelik tutumu sık sık tartışma konusu olmuştu. Eski başkan, görevdeki askerlere yönelik eleştirileri ve askeri törenlere katılmama kararıyla biliniyor. Özellikle, 2020 yılında COVID-19 salgını sırasında askeri birlikleri ziyaret etmemesi ve gazilere yönelik sözleri tepki çekmişti. Gallego, bu kez de USS Lincoln vakasının, Trump'ın askerlere bakışını bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
USS Abraham Lincoln'ün görev süresi, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. İran'la artan gerilimler ve Husi isyancıların Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırıları, ABD Donanması'nın bölgedeki operasyonlarını yoğunlaştırmasına neden oldu. Bu durum, yalnızca askeri personelin değil, aynı zamanda bölgedeki dengelerin de yeniden şekillenmesine yol açıyor.
Uzmanlar, ABD'nin bu kadar büyük bir askeri gücü uzun süre bölgede tutmasının maliyetinin yanı sıra, personel üzerindeki yükün de artacağını belirtiyor. Özellikle, İran'ın nükleer programı konusundaki belirsizlik ve İsrail'in bölgedeki operasyonları, ABD'nin askeri angajmanını artırmasına neden olabilir. Bu bağlamda, USS Lincoln krizi, ABD'nin küresel askeri stratejisinin sürdürülebilirliğine ilişkin soruları da gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin güvenlik ortamını doğrudan etkilemese de, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığının geleceği açısından önem taşıyor. Türkiye, uzun süredir ABD'nin bölgedeki politikalarını yakından izliyor. Özellikle, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları ve askeri caydırıcılığı, Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel istikrar hesaplarında kritik bir rol oynuyor. Ayrıca, ABD'nin askeri personel üzerindeki bu tür sorunlar yaşaması, Ankara'nın Washington'ın bölgeye olan ilgisinin sürdürülebilirliğini sorgulamasına neden olabilir. Türkiye, kendi savunma politikalarını geliştirirken, bu tür dinamikleri göz önünde bulundurmak zorunda.