Amerika Birleşik Devletleri'nde Demokrat Partili Senatör Ruben Gallego, Pazar günü yaptığı açıklamada, Kongre'nin İran'a yönelik savaş çabaları için Pentagon'a ek kaynak sağlamasını sert bir dille eleştirdi. Arizona Senatörü, ABC News'un 'This Week' programında konuk olduğu sırada, Başkan Donald Trump yönetiminin yasa koyuculardan 17 milyar dolarlık ek fon talep etmesine ilişkin soruya yanıt verirken, bu yaklaşımı 'Bir sarhoşa daha fazla para verip içkiyi bırakacağını ummak gibi' sözleriyle tanımladı. Gallego, savunma harcamalarının artırılmasının bölgedeki gerilimi tırmandırmaktan başka bir işe yaramayacağını vurguladı.
Savunma Bütçesine Yönelik Eleştiriler
Gallego, program sunucusu Martha Raddatz'ın, yönetimin İran'a yönelik askeri operasyonlar için ek kaynak talebini değerlendirmesini istemesi üzerine, bu tür harcamaların sorunu çözmek yerine daha da derinleştireceğini ifade etti. Senatör, 'Bir sarhoşa daha fazla para verirseniz, o sadece daha çok içer. Burada da aynı şey geçerli; İran konusunda askeri çözüme daha fazla para harcamak, bölgedeki istikrarsızlığı artırmaktan başka bir sonuç vermez' dedi. Gallego, ayrıca Kongre'nin bu tür fon taleplerini sorgulamadan kabul etmemesi gerektiğini, aksi halde yönetimin askeri maceralarının önünün açılacağını savundu.
Trump yönetiminin 17 milyar dolarlık ek bütçe talebi, İran'a yönelik artan askeri baskı politikasının bir parçası olarak görülüyor. Bu talep, özellikle Orta Doğu'da konuşlu Amerikan güçlerinin lojistik destek ihtiyaçları, istihbarat faaliyetleri ve olası bir askeri operasyonun maliyetlerini karşılamayı hedefliyor. Ancak Demokrat kanat, bu tür harcamaların Kongre denetimi olmadan yapılmasına ve savaş yetkilerinin kötüye kullanılmasına karşı çıkıyor. Gallego, geçmişte de Irak ve Afganistan savaşlarında benzer hataların yapıldığını hatırlatarak, 'Bu ülkenin savaş yorgunu olduğunu unutmamalıyız' ifadelerini kullandı.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
ABD'nin İran'a yönelik politikası, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, tüm Orta Doğu dengelerini etkiliyor. İran'la yaşanan gerilim, Körfez ülkeleri başta olmak üzere bölge ülkelerini de yakından ilgilendiriyor. ABD'nin askeri harcamalarını artırması, İran'ın da savunma bütçesini büyütmesine yol açabilir; bu da bölgede silahlanma yarışını hızlandırabilir. Ayrıca, uluslararası toplumun İran'la yürüttüğü nükleer müzakerelerin hassas bir dönemden geçtiği bu süreçte, ABD'nin askeri adımları diplomatik çabaları zayıflatabilir. Uzmanlar, ek askeri fonun Tahran yönetimini müzakere masasına çekmek yerine, daha da sertleştirebileceği görüşünde. Bu durumun, Orta Doğu'daki mülteci krizinden enerji piyasalarına kadar geniş bir yelpazede küresel yansımaları olması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran'a yönelik askeri harcamalarını artırması, Türkiye'nin güvenlik ortamını doğrudan etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Türkiye, İran ile uzun bir kara sınırını paylaşıyor ve bölgedeki herhangi bir çatışma, sınır güvenliği ve göç akınları açısından risk oluşturuyor. Ayrıca, Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşıladığı İran'dan yapılan doğalgaz ithalatı, olası bir yaptırım veya çatışma ortamında kesintiye uğrayabilir. Bu nedenle Ankara, ABD-İran geriliminin tırmanmasını istemiyor ve diplomatik çözümü destekliyor. Türkiye'nin, hem ABD ile hem de İran'la mevcut ilişkilerini dengelemeye çalıştığı bu hassas süreçte, ek askeri fon kararının bölgede istikrarı bozucu etkileri, Türk dış politikası açısından da yakından takip ediliyor.