Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, G7 zirvesinde kritik minerallerin tedarik güvenliğine yönelik yeni bir işbirliği girişimi önerdi. 'Ortak Stoklama İşbirliği Girişimi' adını taşıyan bu plan, nadir toprak elementleri, lityum, kobalt gibi stratejik minerallerin tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesini ve üye ülkeler arasında ortak stoklama mekanizması kurulmasını hedefliyor. Takaichi, girişimin küresel tedarik güvenliğini artıracağını ve arz kesintilerine karşı dayanıklılığı güçlendireceğini vurguladı.
Gelişmenin arka planı: Kritik minerallerde Çin bağımlılığı
Batılı ülkeler, özellikle elektrifikasyon ve savunma sanayiinde hayati öneme sahip olan kritik minerallerde Çin'e olan bağımlılıklarını azaltma arayışında. Çin, dünya nadir toprak elementleri üretiminin yaklaşık yüzde 60'ını gerçekleştiriyor ve işleme kapasitesinde neredeyse tekel konumunda. Bu durum, jeopolitik gerilimlerin arttığı bir dönemde G7 ülkeleri için ciddi bir güvenlik açığı oluşturuyor.
Japonya'nın önerisi, ABD'nin 2022'de başlattığı Mineraller Güvenliği Ortaklığı (MSP) ve Avustralya'nın öncülüğündeki benzer girişimlerle uyumlu. Takaichi, zirvede yaptığı konuşmada, 'Kritik mineraller 21. yüzyıl ekonomisinin omurgasıdır. Tedarik zincirlerini çeşitlendirerek ve ortak stoklarla güvence altına alarak, jeopolitik şoklara karşı hazırlıklı olmalıyız' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut: İran ile mutabakat zaptı da gündemde
Zirvede ayrıca Takaichi, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptını memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Anlaşma, bölgesel gerilimlerin azaltılmasına yönelik önemli bir adım olarak nitelendirilirken, Japonya'nın arabuluculuk rolü yeniden öne çıktı. Takaichi, 'İki ülke arasındaki diyaloğun devam etmesi, Orta Doğu'da istikrar ve barış için kritik öneme sahip' dedi.
Öte yandan, kritik mineraller girişimi, küresel enerji dönüşümü ve yeşil teknolojilerin hızlanmasıyla daha da stratejik bir hale geliyor. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, temiz enerji teknolojilerine olan talebin 2040 yılına kadar altı kat artması bekleniyor. Bu da lityum, kobalt, nikel ve grafit gibi minerallere olan ihtiyacı katlayacak. G7 ülkeleri, bu talebi karşılamak için madencilik yatırımlarını artırma ve geri dönüşüm teknolojilerini geliştirme konusunda da mutabık kaldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, kritik mineraller açısından önemli rezervlere sahip ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle Eskişehir'de keşfedilen nadir toprak elementi yatakları, ülkeyi küresel tedarik zincirinde potansiyel bir oyuncu haline getiriyor. Japonya'nın önerdiği girişim, Türkiye'nin bu alandaki kaynaklarını değerlendirmesi ve G7 ülkeleriyle işbirliği yapması için bir fırsat penceresi açabilir. Ancak, işleme teknolojisi ve yatırım eksikliği önemli engeller. Türkiye, hem AB üyeliği sürecindeki hem de NATO müttefiki konumuyla, kritik mineraller konusunda Batı ile entegre olma potansiyeline sahip. Söz konusu girişim, Türk dış politikasının çok yönlü stratejisi çerçevesinde, Asya-Pasifik ve Batı arasında bir köprü rolünü güçlendirebilir.