Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 2021 yılında askeri darbeyle iktidara gelen Myanmar Devlet Başkanı Min Aung Hlaing'i Pekin'de kabul etti. Görüşmede Hlaing, uluslararası alanda giderek artan izolasyonunu kırmak ve ekonomik baskıları hafifletmek için Beijing'den destek talep etti. Xi'nin daveti, Myanmar'ın askeri yönetimine yönelik uluslararası eleştirilere rağmen Çin'in bölgedeki stratejik çıkarlarını öncelediğini gösteriyor.
Gelişmenin arka planı
Min Aung Hlaing, 1 Şubat 2021'de ordunun yönetime el koymasının ardından ülkenin fiili lideri haline gelmişti. Darbeyi takiben ABD, İngiltere ve AB gibi Batılı ülkeler Myanmar'a yaptırım uygularken, Hlaing yönetimini meşru tanımadı. Ancak Çin ve Rusya gibi ülkeler, askeri cuntayla ilişkilerini sürdürerek BM Güvenlik Konseyi'nde aleyhte kararların çıkmasını engelledi.
Myanmar'da 2021'den bu yana iç savaş benzeri bir çatışma ortamı yaşanıyor. Etnik silahlı gruplar ve sivil direniş güçleri, askeri yönetime karşı geniş çaplı operasyonlar düzenliyor. Ekonomi ise yaptırımlar, pandemi ve iç istikrarsızlık nedeniyle ciddi daralma yaşadı. Çin, Myanmar'ın en büyük yatırımcısı ve en önemli ticaret ortaklarından biri olarak öne çıkıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Xi'nin Hlaing'i ağırlaması, Çin'in "komşu diplomasisi" ve "Kuşak ve Yol" inisiyatifi kapsamında Myanmar'ı vazgeçilmez bir ortak olarak gördüğünü teyit ediyor. Çin, Myanmar üzerinden Bengal Körfezi'ne açılan koridorlarla enerji ve ticaret yollarını çeşitlendirmeyi hedefliyor. Özellikle Yunnan eyaletinden Kyaukphyu limanına uzanan petrol ve doğalgaz boru hatları, Çin'in enerji güvenliği için kritik öneme sahip.
Ancak Çin'in askeri cuntaya verdiği destek, Batı ile ilişkilerinde yeni bir gerginlik unsuru oluşturuyor. ABD ve müttefikleri, Çin'i Myanmar'da insan hakları ihlallerine ortak olmakla suçlarken, Beijing ise iç işlerine karışmama ilkesini vurguluyor. Bu durum, Myanmar'ın iç savaşının sona erdirilmesi için bölgesel güçlerin (ASEAN gibi) arabuluculuk çabalarını da zora sokuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Myanmar'daki darbe sonrası süreçte dengeli bir tutum izledi; hem askeri yönetimi kınamaktan kaçındı hem de insani yardımlarına devam etti. Ancak Çin'in Hlaing ile yakınlaşması, Türkiye'nin Güneydoğu Asya'daki ekonomik ve diplomatik manevra alanını dolaylı olarak etkileyebilir. Ankara, özellikle Myanmar'da faaliyet gösteren Türk iş insanları ve yardım kuruluşları için Beijing'in nüfuzunu dengelemek adına ASEAN ve İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde daha aktif bir diplomatik rol üstlenebilir.