Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde bir araya gelen G7 liderleri, gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere küresel borç kırılganlıklarıyla mücadele için çabalarını artırma sözü verdi. 16 Haziran 2025 tarihli zirve bildirgesinde, özellikle G20 kapsamında başlatılan borç erteleme girişiminden yararlanamayan orta gelirli ülkelerin durumuna dikkat çekildi. Liderler, sürdürülebilir borç yönetimi için çok taraflı kurumlarla iş birliğini güçlendireceklerini vurguladı.
Zirvenin arka planı ve alınan kararlar
G7 Zirvesi'nin ana gündem maddelerinden birini oluşturan borç krizi, özellikle pandemi sonrası artan enflasyon ve yükselen faiz oranlarıyla daha da derinleşti. Gelişmekte olan ülkelerin dış borç ödemeleri, küresel ekonomik durgunluk ve döviz rezervlerinin azalması nedeniyle ciddi baskı altında. G7 liderleri, bu ülkelerin borç yükünü hafifletmek için Dünya Bankası ve IMF başta olmak üzere uluslararası finans kuruluşlarıyla koordineli bir şekilde çalışma kararı aldı. Ayrıca, borç şeffaflığını artırmak ve özel alacaklıları da sürece dahil etmek için yeni mekanizmalar oluşturulması hedefleniyor.
Zirvede, G20'nin Ortak Çerçeve girişiminin kapsamının genişletilmesi ve orta gelirli ülkelerin de bu mekanizmadan faydalanabilmesi için çalışmalar yapılması kararlaştırıldı. Liderler, borç krizinin sadece ekonomik değil aynı zamanda siyasi istikrarsızlığa da yol açabileceği uyarısında bulundu. Bu nedenle, borç yapılandırma süreçlerinin hızlandırılması ve kapsayıcı hale getirilmesi gerektiği vurgulandı.
Küresel ekonomik dengeler ve bölgesel yansımalar
G7'nin bu adımı, özellikle Asya-Pasifik bölgesindeki gelişmekte olan ekonomiler için kritik önem taşıyor. Sri Lanka, Pakistan ve Bangladeş gibi ülkeler artan borç yüküyle mücadele ederken, Afrika ve Latin Amerika'daki birçok ülke de benzer sorunlarla karşı karşıya. Uzmanlar, G7'nin taahhütlerinin uygulamaya dönüşmesi halinde küresel borç krizinin hafifleyebileceğini, ancak bunun için alacaklı ülkelerin ve özel sektörün de sürece aktif katılımının gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, Çin gibi büyük alacaklı ülkelerin de bu çerçeveye dahil edilmesi önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
G7'nin borç kırılganlıklarına yönelik bu girişimi, Türkiye gibi orta gelirli ülkeler için dolaylı da olsa önemli bir gelişme. Türkiye, yüksek dış borç stoku ve cari açıkla mücadele ederken, uluslararası finansal iş birliğinin güçlenmesi, borç yönetiminde alternatif mekanizmalara erişim imkanı sağlayabilir. Ancak Türkiye'nin mevcut borç yapısı ve kredi notu, bu tür girişimlerden doğrudan faydalanmasını sınırlayabilir. Yine de küresel ekonomik istikrarın sağlanması, Türkiye'nin ihracat pazarları ve dış finansman koşulları üzerinde olumlu etki yaratabilir. Türkiye, G20 üyesi olarak bu sürecin şekillenmesinde rol oynayabilir ve kendi çıkarları doğrultusunda diplomasi yürütebilir.