İngiltere merkezli çevrimiçi kredi platformu Funding Circle, hükümetin küçük ve orta ölçekli işletmelere (KOBİ) yönelik kredi programı kapsamında yaptığı ödemelerin üçte ikisinin, yüksek riskli olarak sınıflandırılan borçlulara aktarıldığını açıkladı. Şirket, söz konusu kredilerin Covid-19 salgını döneminde uygulanan küçük işletme kredi programının ardılı olan yeni bir düzenleme çerçevesinde kullandırıldığını belirtti. Bu durum, hükümet destekli kredi mekanizmalarının kapsamı ve risk yönetimi konusunda soru işaretlerine yol açtı.
Gelişmenin Arka Planı: Pandemi Sonrası Kredi Mekanizması
Birleşik Krallık hükümeti, Covid-19 salgınının ekonomik etkilerini hafifletmek amacıyla 2020 yılında Küçük İşletme Kredi Programı'nı (BBLS) hayata geçirmişti. Bu program, işletmelere faizsiz ve devlet garantili krediler sağlayarak salgın döneminde ayakta kalmalarını hedeflemekteydi. Programın sona ermesinin ardından, hükümetin kademeli geçiş planı çerçevesinde yeni bir kredi mekanizması oluşturuldu. Funding Circle'ın bu yeni mekanizma kapsamında yaptığı açıklama, kredilerin büyük bir kısmının yüksek risk profiline sahip işletmelere yönlendirildiğini ortaya koyuyor.
Şirketin verdiği bilgiye göre, kullandırılan toplam kredilerin yaklaşık yüzde 67'si, geleneksel bankacılık kriterlerine göre 'yüksek riskli' olarak değerlendirilen firmalara gitti. Bu firmalar arasında geçmiş kredi notu düşük olanlar, nakit akışı zayıf işletmeler ve sektörel kırılganlık taşıyan şirketler bulunuyor. Funding Circle, bu durumun aslında programın amacına uygun olduğunu savunuyor; çünkü program, bankaların genellikle reddettiği işletmelere finansman sağlamak üzere tasarlanmıştı.
Ancak, bu yoğunlaşma beraberinde önemli riskleri de taşıyor. Yüksek risk grubundaki işletmelerin geri ödeme olasılığının düşük olması, devlet garantilerinin ne ölçüde devreye gireceği sorusunu gündeme getiriyor. İngiltere Merkez Bankası yetkilileri, benzer programlarda temerrüt oranlarının yüzde 40'a kadar çıkabileceği konusunda uyarılarda bulunmuştu. Eğer bu tahminler gerçekleşirse, kamu kaynakları üzerinde ciddi bir yük oluşabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Benzer Riskler Başka Ülkelerde de Var
Funding Circle'ın karşılaştığı bu durum, küresel çapta pandemi destek programlarının sonuçlarına ilişkin daha geniş bir tablonun parçası. ABD'de Paycheck Protection Program (PPP) kapsamında da benzer sorunlar yaşandı. Milyarlarca dolarlık kredinin bir kısmının, programdan yararlanma koşullarını tam olarak karşılamayan şirketlere gittiği ortaya çıkmıştı. Avrupa Birliği ülkelerinde de devlet garantili kredilerde temerrüt oranlarının artması bekleniyor.
Bu tür programların en büyük açmazı, hızlı ekonomik toparlanmayı sağlama hedefi ile mali disiplini koruma arasındaki dengede yatıyor. Bir yandan işletmelerin iflas etmesini önlemek için esnek kriterler uygulanırken, diğer yandan kamu kaynaklarının israfını önlemek için sıkı denetim gerekiyor. Funding Circle örneği, bu dengenin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'de pandemi döneminde uygulanan KGF destekli kredi programları ve KOBİ'lere yönelik benzer mekanizmalar açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de de pandemi sonrası dönemde kredi genişlemesi yaşanırken, yüksek riskli firmaların finansmana erişiminin artması, bankacılık sektöründe takipteki kredilerin yükselmesine yol açabilir. Ayrıca, devlet garantili kredilerin geri ödenmeme riski, bütçe üzerinde ek bir yük oluşturarak enflasyon ve faiz oranları üzerinde baskı yaratabilir. Türkiye'nin bu süreçten ders çıkararak kredi programlarında daha sıkı denetim ve risk değerlendirme mekanizmaları geliştirmesi, ekonomik istikrar açısından kritik öneme sahiptir.