Pakistan polisi, ülkenin kuzeybatısında bir Fransız kadını ve beş çocuğunu, kadının kocası tarafından 12 yıldan uzun süredir alıkonulduğu ve ağır aile içi şiddete maruz kaldığı gerekçesiyle kurtardı. Olay, Pakistan'ın Hayber Pahtunhva eyaletine bağlı Mansehra bölgesinde yaşandı. 54 yaşındaki Sylvie Yas adlı kadın, yetkililere 2012 yılında kocası Hassan Yas tarafından rehin alındığını ve yıllarca ev hapsinde tutulduğunu ifade etti. Polis, kadının ihbarı üzerine düzenlenen operasyonla aileyi özgürlüğüne kavuşturdu. Olay, Pakistan'da yabancı uyruklu kadınların maruz kaldığı aile içi şiddet vakalarını yeniden gündeme taşıdı.
12 yıllık esaret: Fiziksel ve psikolojik şiddet
Sylvie Yas, Pakistan'a 2000'li yılların başında kocasıyla birlikte yerleşmişti. Ancak çift arasındaki sorunlar zamanla büyüdü ve 2012'den itibaren kadın, kocası tarafından eve kapatıldı. Polis yetkililerine göre, kadın yıllarca fiziksel şiddete maruz kaldı, dış dünyayla bağlantısı kesildi ve pasaportuna el konuldu. Kadının beş çocuğu da bu süreçte evde doğdu ve herhangi bir resmi eğitim alamadı. Sylvie Yas, geçtiğimiz hafta bir şekilde kocasının evden ayrıldığı sırada komşulardan yardım istedi ve ardından polise ulaştı. Polis operasyonunda koca Hassan Yas gözaltına alındı. Kadın, ifadesinde kocasının kendisini defalarca dövdüğünü, aç bıraktığını ve intihar etmesi için psikolojik baskı yaptığını anlattı. Fransız yetkililer, Pakistan hükümetiyle temasa geçerek kadının ve çocuklarının bir an önce Fransa'ya dönmesi için girişim başlattı.
Pakistan'da yabancı kadınlara yönelik şiddet: Bölgesel ve küresel boyut
Bu vaka, Pakistan'da yabancı uyruklu kadınların özellikle evlilik yoluyla geldikleri ülkelerde karşılaştıkları hukuki ve sosyal zorlukları gözler önüne serdi. Pakistan, kadına yönelik şiddet konusunda dünya genelinde en kötü sıralamalara sahip ülkelerden biri. Ülkede aile içi şiddet yasaları bulunmasına rağmen uygulamada büyük eksiklikler var. Fransız kadının vakası, uluslararası toplumda Pakistan'ın kadın hakları konusundaki sicilini yeniden sorgulatırken, Fransa Dışişleri Bakanlığı konuyu yakından takip ettiğini duyurdu. Olay, aynı zamanda Pakistan'da yabancı kadınların evlilik yoluyla maruz kaldığı istismarın boyutunu ortaya koyuyor. İnsan hakları örgütleri, bu tür vakaların sadece Pakistan'da değil, Güney Asya'nın diğer ülkelerinde de yaygın olduğuna dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Pakistan ile tarihsel olarak güçlü bağlara sahip olmakla birlikte, kadına yönelik şiddet ve aile içi istismar konularında benzer sorunlarla mücadele etmektedir. Bu vaka, Türkiye'nin de kadın hakları alanında uluslararası sözleşmelere uyum ve uygulama konusunda daha fazla çaba göstermesi gerektiğini hatırlatmaktadır. Ayrıca, Türkiye'de yabancı uyruklu kadınların evlilik yoluyla yaşadıkları istismar vakaları zaman zaman gündeme gelmektedir; bu nedenle Ankara'nın, vatandaşlarına benzer durumlarda konsolosluk desteği sağlama mekanizmalarını güçlendirmesi önem taşımaktadır. Küresel bağlamda ise olay, kadına yönelik şiddetle mücadelede uluslararası işbirliğinin ve hukuki düzenlemelerin önemini bir kez daha ortaya koymuştur.