Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, İsrail’in Batı Şeria’da yasa dışı yerleşimleri artırması ve yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet olaylarının tırmanması üzerine, Fransız hükümetinin önümüzdeki günlerde İsrailli yerleşimcilere karşı ek yaptırım kararları alabileceğini açıkladı. Barrot, 7 Haziran Pazar günü yaptığı açıklamada, uluslararası hukuku ihlal eden yerleşim faaliyetlerinin durdurulması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurguladı. Fransa’nın bu adımı, Avrupa Birliği içinde İsrail’e yönelik baskıyı artıran bir dizi ülke arasında yer almasıyla dikkat çekiyor.
Gelişmenin arka planı: Batı Şeria’da tırmanan gerilim
Son aylarda Batı Şeria’da İsrail’in yeni yerleşim birimleri inşa etmesi ve mevcut yerleşimleri genişletmesi, uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2025 yılının ilk çeyreğinde Batı Şeria’da 2.000’den fazla yeni konut inşaatına başlandı. Aynı dönemde yerleşimci şiddeti vakalarında da belirgin bir artış yaşandı; Filistinlilere ait zeytinliklerin yakılması, köylere saldırı düzenlenmesi gibi olaylar uluslararası kamuoyunda infial yarattı. Fransa’nın bu hamlesi, özellikle Avrupa Birliği’nin İsrail yönetimine yönelik eleştirilerinin somut adımlara dönüştüğü bir döneme işaret ediyor. Barrot, yaptırımların kapsamı hakkında detay vermezken, Fransa’nın bu konuda AB içinde mutabakat arayışında olduğunu belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut: Yaptırımların olası etkileri
Fransa’nın bu açıklaması, ABD’nin İsrail’e verdiği güçlü desteğin yanı sıra Avrupa ülkeleri arasında artan görüş ayrılıklarını da gözler önüne seriyor. Özellikle İrlanda, Belçika ve İspanya gibi ülkeler İsrail’e karşı daha sert tedbirler alınmasını savunurken, Almanya ve Macaristan gibi ülkeler daha temkinli bir yaklaşım benimsiyor. Fransa’nın tek taraflı yaptırım kararı, AB’nin ortak dış politikasının sınırlarını test edebilir. Öte yandan, İsrail hükümeti henüz resmi bir yanıt vermezken, yerleşimci gruplar Fransa’nın “düşmanca” bir tutum aldığını savunuyor. Bölgede tırmanan gerilim, Filistin yönetiminin uluslararası alandaki meşruiyetini güçlendirirken, iki devletli çözümün uygulanabilirliği konusundaki tartışmaları da yeniden alevlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa’nın İsrailli yerleşimcilere yönelik yaptırım sinyali, Türkiye’nin uzun süredir savunduğu Filistin davasına destek politikasıyla örtüşüyor. Türkiye, Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimleri defalarca kınamış ve uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırmıştı. Bu gelişme, Türk diplomasisinin Filistin meselesinde yalnız olmadığını göstermesi açısından önemli. Ancak yaptırımların kapsamı ve etkisi, Türkiye’nin İsrail ile son dönemde normalleşme çabalarını da dolaylı olarak etkileyebilir. Ankara, hem Filistin’e verdiği desteği sürdürmek hem de bölgesel dengeleri gözetmek zorunda. Fransa’nın bu hamlesi, Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde de Filistin konusunun ortak bir zemin oluşturabileceğine işaret ediyor.