Fransa Ulusal Meclisi, 19 Temmuz'da ülkede uzun süredir tartışılan ve etik açıdan hassasiyet yaratan yardımlı ölüm (ötanazi) yasa teklifini kabul etti. Yasa, tedavisi mümkün olmayan ve ölümcül seyreden hastalıklara sahip yetişkin hastalara, kendi talepleri üzerine, tıbbi yardımla hayatlarına son verme hakkı tanıyor. Söz konusu düzenleme, yoğun etik ve siyasi tartışmaların ardından, 342'ye karşı 218 oyla meclisten geçti.
Tartışmalı yasanın ayrıntıları
Yasa metnine göre, ötanazi hakkından yararlanmak isteyen hastaların bazı koşulları yerine getirmesi gerekiyor. Bunlar arasında, hastalığın ileri evrede olması, hastanın akli melekelerinin yerinde olması ve durumunun en az iki ayrı hekim tarafından onaylanması bulunuyor. Ayrıca hasta, talebini yazılı olarak iletmek ve bu talebini 15 gün ara ile iki kez tekrarlamak zorunda. Hekim, hastaya gerekli tıbbi desteği sağlarken, sürecin tamamen hastanın rızasına dayalı olması şart koşuluyor.
Yasanın kabul edilmesiyle birlikte, Fransa bu konuda Avrupa'nın görece ilerici ülkeleri arasında yer aldı. Daha önce İsviçre, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg gibi ülkeler benzer düzenlemeleri hayata geçirmişti. Fransız hükümeti, yasa tasarısını savunurken, bireyin kendi kaderini tayin hakkına vurgu yaparken, muhalefet ise düzenlemenin suistimale açık olduğu ve yaşama hakkının kutsallığına aykırı olduğu gerekçesiyle eleştirdi.
Küresel ve bölgesel yansımaları
Fransa'nın bu adımı, özellikle Avrupa'da ötanazi konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Almanya, İspanya ve Portekiz gibi ülkelerde de benzer yasal düzenleme çağrıları artarken, İtalya ve Polonya gibi muhafazakar hükümetler konuya mesafeli yaklaşıyor. Katolik Kilisesi'nin ağırlıklı olduğu ülkelerde, ötanaziye karşı güçlü bir direnç söz konusu. Dünya genelinde ise sadece birkaç ülke (Kanada, Kolombiya, bazı ABD eyaletleri) bu hakkı yasal olarak tanıyor.
Uzmanlar, Fransa'nın bu yasayı kabul etmesinin, diğer Avrupa ülkeleri üzerinde bir baskı unsuru oluşturabileceğini ve konunun AB düzeyinde de tartışmaya açılmasına yol açabileceğini değerlendiriyor. Ancak AB, sağlık politikaları üye ülkelerin yetki alanında olduğu için ortak bir düzenleme şimdilik beklenmiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'daki ötanazi yasası, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel düzeyde insan hakları ve tıp etiği tartışmalarının bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Türkiye'de ötanazi yasal değildir ve bu konuda kamuoyunda derin bir fikir birliği bulunmamaktadır. Ancak, Fransa gibi bir AB ve NATO üyesinin bu yönde bir adım atması, özellikle palyatif bakım ve hasta hakları konularında uluslararası normların evrimi açısından takip edilmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik sürecinde bu tür sosyal politikaların da referans alınabileceği düşünülmelidir.