Fransa Ulusal Meclisi, terminal dönemdeki hastaların doktor yardımıyla hayatlarına son vermesine izin verecek bir yasa tasarısını görüşmeye hazırlanıyor. Tasarının kabul edilmesi halinde Fransa, ötanazi veya doktor yardımlı intiharı yasallaştıran az sayıdaki ülke arasına katılacak. Hükümet tarafından desteklenen yasa tasarısı, katı koşullar altında ve sadece gönüllü hastalar için geçerli olacak. Tasarının bu hafta içinde oylanması bekleniyor ve büyük ölçüde kabul göreceği tahmin ediliyor.
Gelişmenin arka planı
Fransa, bugüne kadar pasif ötanaziye (tedavinin kesilmesi) izin verirken, aktif ötanazi veya doktor yardımlı intihar konusunda mesafeli bir tutum sergiliyordu. 2016 yılında kabul edilen Leonetti yasası, hastaların tedaviyi reddetme hakkını tanırken, doktorların hastanın acısını dindirmek için yaşamı kısaltıcı dozda ağrı kesici kullanmasına belirli koşullarda izin veriyordu. Ancak bu düzenleme, hasta hakları örgütleri ve dini gruplar arasında uzun süredir tartışma konusuydu. Yeni tasarı, hastanın özgür iradesiyle talep etmesi, 18 yaşından büyük olması ve terminal dönemde olması gibi katı şartlar öngörüyor. Ayrıca doktorlar, hastanın talebini değerlendirmek için bir komisyon oluşturacak ve hastaya psikolojik destek sağlanacak.
Tasarının hazırlanmasında, 2023 yılında başlatılan ve iki yıl süren geniş kapsamlı bir kamuoyu tartışması etkili oldu. Vatandaşlar, sağlık çalışanları, din adamları ve etik uzmanlarının katıldığı bu süreç, toplumda farklı görüşleri ortaya koydu. Katolik Kilisesi ve muhafazakar gruplar, yaşamın kutsallığı ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle tasarıya karşı çıkarken, hasta hakları savunucuları ve liberal kesim, bireyin kendi kaderini tayin hakkı vurgusuyla tasarıyı destekliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Fransa'nın bu adımı, Avrupa'da ötanazi tartışmalarını yeniden alevlendirecek gibi görünüyor. Şu anda Hollanda, Belçika, Lüksemburg, İspanya, Portekiz ve İsviçre gibi ülkeler belirli koşullar altında ötanazi veya doktor yardımlı intihara izin veriyor. Kuzey Avrupa'da ise Finlandiya ve Norveç benzer düzenlemeleri tartışıyor. Almanya'da anayasa mahkemesi 2020 yılında doktor yardımlı intiharı yasaklayan yasayı iptal etmiş, ancak henüz kapsamlı bir yasal düzenleme yapılmamıştı. Fransa'nın bu kararı, diğer Avrupa ülkelerine de örnek teşkil edebilir. AB düzeyinde ise konu hassasiyetini koruyor; çünkü üye ülkelerin sağlık politikaları ve etik değerleri farklılık gösteriyor.
Küresel ölçekte, Kanada, bazı ABD eyaletleri, Avustralya'nın bazı bölgeleri ve Yeni Zelanda da ötanaziyi yasallaştırmış durumda. Japonya ve Güney Kore'de ise sınırlı uygulamalar bulunuyor. Ancak dünya genelinde hâlâ büyük çoğunluk ötanaziye karşı çıkıyor veya yasal düzenleme yapmamış durumda. Dini ve kültürel faktörler, bu konudaki tutumları büyük ölçüde belirliyor. Fransa'nın laik yapısı ve bireysel haklara verdiği önem, bu konuda ilerici bir adım atmasını kolaylaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de ötanazi yasal değildir ve toplumda bu konuda geniş bir tartışma bulunmamaktadır. Ancak Fransa gibi bir ülkenin bu yönde adım atması, özellikle Avrupa Birliği ile ilişkiler ve insan hakları normları açısından dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, yaşam hakkının korunması ilkesine sıkı sıkıya bağlıdır ve ötanazi gibi uygulamalar, anayasa ve hukuk sistemiyle çelişmektedir. Bununla birlikte, palyatif bakım ve hasta hakları konusunda Türkiye'nin de mevzuatını geliştirmesi gerekmektedir. Fransa örneği, bu alandaki uluslararası eğilimleri göstermesi bakımından önemlidir; ancak Türkiye için kısa vadede bir yansıması beklenmemektedir.