Fransa'da 11 gün boyunca etkili olan olağanüstü sıcak hava dalgası, ülkede beklenenden yaklaşık 1000 daha fazla ölüm gerçekleşmesine neden oldu. Sağlık yetkililerinin Pazar günü açıkladığı verilere göre, normal dönemlere kıyasla fazladan kaydedilen bu ölümlerin büyük bölümü, sıcak çarpması ve buna bağlı kardiyovasküler rahatsızlıklardan kaynaklandı. Muhalefet partileri, hükümeti kriz yönetiminde başarısızlıkla suçlarken, Başbakan Elisabeth Borne'un ofisinden henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Sıcak hava dalgası ve sağlık krizi
Fransa, Haziran ayının ortasından itibaren etkili olan ve termometrelerin 40 santigrat derecenin üzerine çıktığı bir sıcak hava dalgasıyla mücadele ediyor. Özellikle Paris, Lyon ve Marsilya gibi büyük şehirlerde yaşlılar, kronik hastalar ve yalnız yaşayan bireyler yüksek risk altında. Sağlık Bakanlığı'na bağlı Halk Sağlığı Kurumu (Santé Publique France), 17-28 Haziran tarihleri arasında beklenen ölüm sayısının yaklaşık 1000 üzerinde bir artış kaydedildiğini doğruladı.
Yetkililer, ölümlerin çoğunun sıcak çarpması veya kalp-damar yetmezliği gibi doğrudan yüksek sıcaklıklarla ilişkili nedenlerden kaynaklandığını belirtti. Ancak, hükümetin bu yıl erken uyarı sistemlerini yeterince etkin kullanmadığı ve kamuoyunu yeterince bilgilendirmediği eleştirileri yapılıyor. 2003 yılında yaşanan ve 15 bin kişinin ölümüne yol açan büyük sıcak dalgasından bu yana ülkenin daha hazırlıklı olması gerektiğini vurgulayan muhalefet milletvekilleri, Meclis'te acil oturum talep etti.
Siyasi tartışmalar ve suçlamalar
Ana muhalefetteki Sosyalist Parti ve boyun eğmez Fransa (La France Insoumise) gibi sol partiler, hükümeti "küresel ısınma karşısında pasif kalmak" ve "halk sağlığını korumada yetersiz olmak"la suçluyor. Paris Milletvekili Sandrine Rousseau, yaptığı açıklamada "Makron hükümeti, iklim krizine karşı hiçbir somut adım atmıyor. Bu ölümlerin sorumlusu sadece sıcak hava değil, aynı zamanda hükümetin beceriksizliğidir" ifadelerini kullandı.
Öte yandan, merkez sağ Cumhuriyetçiler de hükümetin sağlık sistemini sıcak hava dalgasına hazırlamadığını savunuyor. Hükümet sözcüsü Olivier Véran ise eleştirilere yanıt olarak hastanelerin yeterli kapasiteye sahip olduğunu ve kriz merkezlerinin 24 saat esasına göre çalıştığını söyledi. Ancak, hastane önlerinde yoğunluk ve sağlık personelinin yetersizliği haberleri basında geniş yer buldu.
Fransa genelinde birçok belediye, parkları gece boyu açık tutma, soğutma merkezleri kurma ve yaşlılara düzenli telefon görüşmeleri yapma gibi önlemler aldı. Buna rağmen, özellikle düşük gelirli mahallelerde klimalı ortamların bulunmayışı, sıcaktan en çok etkilenen grupların yoksullar olduğunu ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'daki bu sıcak hava dalgası, Türkiye gibi Akdeniz iklimine sahip ülkeler için de bir uyarı niteliğinde. Türkiye, son yıllarda artan sıcaklık dalgaları ve orman yangınlarıyla mücadele ederken, benzer bir kriz yönetimi açığının Türk sağlık ve acil durum sisteminde de olabileceği akla geliyor. Türkiye'nin iklim değişikliğine uyum politikalarını hızlandırması, özellikle yaşlı nüfus ve kent yoksulları için soğutma merkezleri ve erken uyarı sistemleri kurması hayati önem taşıyor. Fransa örneği, hazırlıksızlığın insan hayatına mal olduğunu göstermesi bakımından Türk yetkililere yol gösterici olmalıdır. Ayrıca, AB ile ilişkilerde ortak iklim politikaları geliştirilirken, Türkiye'nin de kırılganlıklarını gidermesi bekleniyor.