Fransa'nın aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin lideri Marine Le Pen, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerine yaklaşırken anketlerde şimdiye kadarki en yüksek desteğe ulaştı. Son kamuoyu yoklamalarına göre Le Pen'in oy oranı yüzde 38'i aşarak, partisinin kuruluşundan bu yana en güçlü konuma geldiğini gösteriyor. Bu durum, Fransa'da siyasi dengeleri değiştirirken, Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye dahil uluslararası toplumda endişe ve tartışmalara yol açıyor.
Le Pen'in yükselişi ve siyasi etkileri
Marine Le Pen, 2017 ve 2022 seçimlerinde Emmanuel Macron'a yenilmişti; ancak yeni anketler, seçmenin geleneksel partilere olan güveninin azalması ve göç, güvenlik ve ekonomi gibi konulardaki kaygıların artmasıyla birlikte Le Pen'in şansını önemli ölçüde artırdığını gösteriyor. Anketlere göre, Fransız seçmenlerin yüzde 38'i Le Pen'in cumhurbaşkanı olmasını istiyor; bu oran, partinin 1972'deki kuruluşundan bu yana en yüksek seviye.
Le Pen'in bu yükselişi, Fransa'da geleneksel merkez sağ ve sol partilerin zayıflığına işaret ediyor. Macron'un 2027'de yeniden aday olamayacağı göz önüne alındığında, seçim yarışı büyük ölçüde Le Pen ile merkez sağ aday arasında geçebilir. Siyasi analistler, Le Pen'in bu kez daha geniş bir seçmen kitlesine ulaşmak için göç ve kimlik politikalarındaki söylemini yumuşattığını, ancak ekonomi ve AB karşıtlığı konularındaki duruşunu koruduğunu belirtiyor.
Avrupa'da yansımalar ve uluslararası boyut
Le Pen'in olası bir zaferi, Avrupa Birliği'nin geleceğini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Le Pen, daha önce Fransa'nın AB'den çıkışını (Frexit) savunmuş, ancak daha sonra bu fikri terk ederek AB'yi içeriden reforme etmeyi önermişti. Yine de, AB karşıtı söylemleri ve ulusal egemenliğe vurgusu, birliğin bütünlüğü açısından risk oluşturuyor.
Avrupa genelinde aşırı sağın yükselişi, İtalya'da Giorgia Meloni'nin iktidara gelmesi, İspanya'da Vox'un güçlenmesi ve Almanya'da AfD'nin oy oranlarını artırmasıyla devam ediyor. Bu eğilim, AB'nin ortak politikalarını, özellikle göç ve iklim değişikliği konularını zorlayabilir. Ayrıca, Fransa'nın NATO içindeki rolü ve Rusya'ya yönelik politikaları da Le Pen'in duruşu doğrultusunda değişebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Marine Le Pen'in Fransa'da iktidara gelmesi, Türkiye-AB ilişkileri ve Türk-Fransız ikili ilişkileri üzerinde önemli etkiler yaratabilir. Le Pen'in göç karşıtı ve İslam karşıtı söylemleri, Fransa'da yaşayan Türk toplumunu ve Türkiye'nin AB üyelik sürecini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Le Pen'in NATO'dan çıkma veya Rusya ile yakınlaşma gibi politikaları, NATO müttefiki olarak Türkiye'nin güvenlik dengelerini değiştirebilir. Bu gelişmeler Türkiye'nin dış politikasında dikkate alması gereken yeni riskler ortaya koymaktadır.