Fransa'nın güneybatısındaki Gironde bölgesinde geçtiğimiz haftalarda yaşanan ve ülkenin son on yılların en büyük orman yangını olarak kayıtlara geçen felakette, yetkililerin yangına karşı belirlenen bitki örtüsü temizliği kurallarını uygulamadığı ortaya çıktı. Fransız mevzuatına göre, ev sahiplerinin yangın riskini azaltmak için binalarının çevresindeki yaklaşık 50 metre (50 yarda) mesafedeki kuru ot, çalı ve ağaç dallarını düzenli olarak temizlemesi zorunlu. Ancak yangından en çok etkilenen ormanlık alanlarda bu kuralın hiçe sayıldığı, evlerin çevresinde alevleri besleyen yoğun bitki örtüsünün bırakıldığı tespit edildi.
Gelişmenin Arka Planı
Fransa'da orman yangınlarına karşı belirlenen bu yasal yükümlülük, 2017 yılında çıkarılan ve ülke genelinde uygulanması öngörülen bir düzenlemeye dayanıyor. Kural, özellikle Akdeniz bölgesi ve güneybatıdaki yüksek riskli alanları kapsıyor. Ev sahipleri, yetkililerin denetimlerine tabi tutuluyor; kurallara uymayanlara ise ciddi para cezaları öngörülüyor. Ancak Gironde'deki yerel yetkililerin, yangın öncesinde bu denetimleri yapmadığı ve halkı bilgilendirmediği belirtiliyor.
Geçtiğimiz hafta sonu etkili olan yangında binlerce hektar orman kül oldu, on binlerce kişi tahliye edildi, yüzlerce ev hasar gördü. İtfaiye ekipleri, yangını kontrol altına almak için günlerce mücadele etti. Ancak uzmanlar, yangının bu kadar hızlı yayılmasının en önemli nedenlerinden birinin evlerin etrafındaki temizlenmemiş bitki örtüsü olduğunu vurguluyor. İtfaiye yetkilileri, alevlerin yerleşim alanlarına sıçramasını önlemek için yangın koruma şeritleri oluşturmakta zorlandıklarını, çünkü evlerin etrafındaki yoğun bitki örtüsünün adeta bir yakıt görevi gördüğünü ifade ediyor.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Bu durum, sadece Fransa'nın değil, iklim değişikliği nedeniyle yangın riski artan tüm Akdeniz ülkelerinin ortak bir sorunu olarak öne çıkıyor. İklim bilimciler, sıcak hava dalgalarının ve kuraklığın orman yangınlarını daha sık ve şiddetli hale getirdiğine dikkat çekiyor. Bu yıl Avrupa genelinde yaşanan aşırı sıcaklar, yangınları körükledi; İspanya, İtalya, Yunanistan ve Türkiye'de de benzer felaketler yaşandı. Ancak Fransa'daki olay, yalnızca iklim koşullarının değil, hazırlıksızlığın ve önleyici tedbirlerin ihmal edilmesinin de yangınların yıkıcı etkisini katlayabileceğini gösteriyor.
Fransız hükümeti, yangın sonrası başlatılan soruşturma kapsamında yetkililerin sorumluluklarını incelemeye aldı. İçişleri Bakanı, yangınla mücadele ekiplerinin özverili çalışmalarını takdir ederken, önleyici tedbirler konusunda hesap vereceklerini belirtti. Çevre örgütleri ise bu durumun, iklim değişikliğinin etkilerine karşı hazırlanmanın bir tercih değil, zorunluluk olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'daki bu tablo, Türkiye için de önemli dersler içeriyor. Türkiye, özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında her yıl orman yangınlarıyla mücadele ediyor; ancak yangınların yerleşim alanlarına sıçramasını önleyecek benzer düzenlemeler ve denetimler yeterince uygulanmıyor. Almanya'daki Türk toplumu başta olmak üzere Avrupa'da yaşayan Türklerin yaz aylarında bu bölgelerde bulunması, konunun insani boyutunu artırıyor. Türkiye'nin, yangın riski yüksek bölgelerde benzer yasal düzenlemeleri hayata geçirmesi ve etkin bir denetim mekanizması kurması, gelecekteki olası felaketlerin önlenmesi açısından kritik önem taşıyor. Ayrıca iklim değişikliğiyle mücadele politikalarının güçlendirilmesi, bu tür olayların sıklığını azaltmada temel strateji olarak görülüyor.