Fransa, okulların açıldığı bu hafta itibarıyla yoğun bir seçim dönemine adım atıyor. 2022 Nisan ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri, ülke siyasetinin ana gündemini oluştururken, kamuoyu yoklamalarında aşırı sağcı Marine Le Pen'in ilk turda önde görünmesi, geleneksel siyasi partileri telaşlandırıyor. Sol ve sağ kanat, Le Pen karşısında güçlü bir aday çıkarabilmek için kendi içlerinde yoğun bir müzakere süreci yürütüyor.
Parçalanmış solda birlik arayışı
Fransız solu, son yıllarda yaşadığı bölünmeler nedeniyle seçim yarışına dezavantajlı başlıyor. Sosyalist Parti, La France Insoumise (Boyun Eğmeyen Fransa) ve Yeşiller gibi farklı fraksiyonlar, kendi adaylarını çıkarma konusunda ısrar ediyor. Anketlere göre, bu parçalanmışlık solun oylarını bölerek, ikinci tura Le Pen ile merkez sağın adayının kalmasına neden olabilir. Bu tablo, 2017 seçimlerinde olduğu gibi, solun cumhurbaşkanlığına aday gösterememesi riskini de beraberinde getiriyor.
Sol partiler arasındaki en büyük anlaşmazlık, ekonomi politikaları ve Avrupa Birliği'ne yaklaşım konusunda yaşanıyor. La France Insoumise'in lideri Jean-Luc Mélenchon, AB karşıtı ve daha radikal bir söylem benimserken, Sosyalist Parti ve Yeşiller daha ılımlı bir çizgide ilerlemek istiyor. Bu ideolojik farklılıklar, ortak bir adayın belirlenmesinin önündeki en büyük engel olarak görülüyor.
Sağda da belirsizlik sürüyor
Merkez sağda da durum iç açıcı değil. Cumhuriyetçiler (Les Républicains) partisi, eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin dönüşü ya da diğer adayların yarışı arasında gidip geliyor. Ancak partinin popülaritesi, Le Pen'in Ulusal Birlik (Rassemblement National) partisinin yükselişi karşısında gerilemiş durumda. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un partisi La République En Marche! ise, Macron'un bir kez daha aday olup olmayacağı sorusuyla karşı karşıya. Macron'un halen en güçlü aday olduğu belirtilse de, Le Pen ile arasındaki farkın giderek kapandığı gözlemleniyor.
Seçim atmosferi, Fransa'nın içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik sorunlarla birleşince daha da gerginleşiyor. Sarı Yelekliler (Gilets Jaunes) hareketinin ardından gelen pandemi krizi, hükümetin popülaritesini olumsuz etkiledi. Göçmen politikası, güvenlik endişeleri ve artan yaşam maliyeti, seçmenin öncelikleri arasında üst sıralarda yer alıyor. Le Pen, bu konulardaki sert söylemiyle özellikle kırsal kesimde ve işçi sınıfı arasında destek buluyor.
Fransa'nın Avrupa'daki rolü ve seçimin küresel etkileri
Fransa, Avrupa Birliği'nin itici güçlerinden biri olarak kabul ediliyor. Almanya ile birlikte AB'nin motoru konumundaki Fransa'da yapılacak seçimler, Avrupa'nın geleceği açısından kritik bir öneme sahip. Eğer Le Pen seçimi kazanırsa, Fransa'nın AB ve NATO ile ilişkileri derinden sarsılabilir. Le Pen, daha önceki açıklamalarında Fransa'nın NATO'nun entegre komuta yapısından çıkması gerektiğini ve AB ile müzakere ederek ulusal egemenliği artırmayı hedeflediğini belirtmişti. Bu durum, Avrupa bütünleşmesi sürecini geri döndürülemez bir şekilde etkileyebilir.
Seçim sonuçları, ABD ve Rusya başta olmak üzere küresel aktörler tarafından da yakından izleniyor. Fransa'nın BM Güvenlik Konseyi'ndeki daimi üyeliği ve nükleer gücü, ülkeyi uluslararası arenada önemli bir oyuncu yapıyor. Fransa'nın dış politikada izleyeceği yol haritası, Orta Doğu'dan Afrika'ya, iklim değişikliğinden ticaret anlaşmalarına kadar pek çok dosyayı etkileyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'daki seçimlerin Türkiye ile ilişkiler açısından da önemli yansımaları olabilir. Cumhurbaşkanı Macron döneminde Türkiye-Fransa ilişkileri, Doğu Akdeniz, Libya ve Suriye gibi konularda gergin bir seyir izledi. Bu gerilim, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye yönelik politikalarına da yansıdı. Eğer Le Pen veya benzeri bir aday iktidara gelirse, Fransa'nın Türkiye'ye karşı daha sert bir tutum benimsemesi ve AB içinde Türkiye karşıtı bir bloğun güçlenmesi ihtimali bulunuyor. Öte yandan, Fransa'daki sol partilerin iktidara gelmesi durumunda, Türkiye ile ilişkilerde daha diyalog odaklı bir yaklaşım benimsenebilir. Bu nedenle, seçimlerin Türk dış politikası açısından yakından takip edilmesi büyük önem taşıyor.