Fransa Merkez Bankası (Banque de France), haziran ayına ilişkin ekonomik verilerin beklentilerden daha güçlü gelmesinin ardından ikinci çeyrek büyüme tahminini yukarı yönlü revize etti. Banka, ekonominin teknik resesyona girmekten güvenle kaçınacağını öngörüyor. Yapılan açıklamaya göre, ülke genelinde imalat, hizmet ve inşaat sektörlerinde faaliyet hacmi mayıs ayına kıyasla belirgin bir artış kaydetti. Fransa Merkez Bankası'nın aylık iş dünyası anketine katılan 8 bin 500 firmanın yanıtlarına dayanan veriler, ekonomideki toparlanmanın sanıldığından daha hızlı olduğunu ortaya koydu.
Gelişmenin Arka Planı
Fransa ekonomisi, 2024'ün başında zayıf tüketim ve yatırım verileri nedeniyle resesyon endişeleriyle karşı karşıyaydı. İlk çeyrekte sıfır büyüme kaydedilmesi, ikinci çeyrekte de daralma olması halinde ekonomik durgunluğun resmen ilan edileceği anlamına geliyordu. Ancak haziran verileri, sanayi üretimindeki toparlanma ve hizmet sektöründeki canlanmayla umut verdi. Fransa Merkez Bankası, ikinci çeyrek büyüme tahminini önceki yüzde 0,1'den yüzde 0,3'e yükseltti. Bu revizyon, ekonominin yılın ilk yarısında toplamda yüzde 0,6 büyüyeceğine işaret ediyor.
Banka, özellikle hizmet sektöründeki faaliyetin haziranda güçlendiğini, imalat sanayinde de üretimin arttığını belirtti. İnşaat sektöründe ise daha mutedil bir iyileşme gözlemlendi. Ankete katılan firmalar, yeni siparişlerde ve istihdamda sınırlı da olsa bir artış olduğunu bildirdi. Banka, yılın geri kalanına ilişkin iyimserliğini koruyor ve enflasyonun merkez bankasının yüzde 2 hedefine 2025 sonunda ulaşmasını bekliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Fransa'nın resesyondan kaçınması, Avro Bölgesi'nin en büyük ikinci ekonomisi olması nedeniyle bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıyor. Almanya ile birlikte Avrupa ekonomisinin lokomotiflerinden olan Fransa'daki toparlanma, Avrupa Merkez Bankası'nın faiz indirimi beklentilerini de etkileyebilir. ECB, geçen hafta temmuz toplantısında faizleri sabit tutarken, eylül ayı için sinyal vermedi. Fransa verilerinin ardından piyasalarda, ECB'nin para politikasını gevşetmek için daha fazla alan bulabileceği yorumları yapılıyor.
Küresel ölçekte ise Fransa'nın büyüme revizyonu, dünyanın diğer büyük ekonomilerinde görülen yavaşlamaya kıyasla olumlu bir istisna oluşturuyor. ABD'de büyüme hızı kesilirken, Çin'de emlak krizi ve tüketim zayıflığı sürüyor. Fransa'nın dayanıklılığı, küresel tedarik zincirlerindeki toparlanma ve enerji fiyatlarındaki istikrarlı düşüşle açıklanıyor. Öte yandan, Fransa'nın artan bütçe açığı ve kamu borcu, ülkenin uzun vadeli mali sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri yaratmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa ekonomisindeki toparlanma, Türkiye'nin en önemli ticaret ortaklarından biri olması nedeniyle doğrudan etki yaratabilir. Fransa'da artan talep, Türk ihracatçıları için yeni fırsatlar sunabilir; özellikle otomotiv, tekstil ve gıda sektörlerinde sipariş artışı beklenebilir. Ayrıca, Fransa'nın istikrarlı büyümesi, Avro Bölgesi'ndeki genel ekonomik güveni artırarak Türkiye'ye yönelik doğrudan yabancı yatırımları olumlu etkileyebilir. Ancak, Fransa'nın mali disiplin eksikliği ve siyasi belirsizlikler, Türkiye ile olan ekonomik ilişkilerde risk unsuru olmaya devam ediyor. Küresel resesyon korkularının azalması, Türkiye'nin dış finansman koşullarını iyileştirebilir ve risk primini düşürebilir.