Fransa, Avrupa Birliği'nin otomobil emisyon hedeflerinin gevşetilmesine karşı çıkarken, elektrikli araç (EV) satışlarındaki hızlı artışa dikkat çekiyor. Fransız Sanayi ve Enerji Bakanı Marc Ferracci, AB'nin içten yanmalı motorlara yönelik kuralları yumuşatmasının 'korkunç bir sinyal' göndereceğini belirtti. Bakan, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki enerji krizinin ardından bu tür bir adımın Avrupa'nın yeşil dönüşüm kararlılığını sorgulatacağını vurguladı.
Gelişmenin arka planı
Avrupa Birliği, 2035 yılına kadar yeni benzinli ve dizel araç satışını fiilen yasaklamayı hedefleyen bir düzenleme üzerinde çalışıyor. Ancak son dönemde bazı üye ülkeler ve otomotiv endüstrisi, bu hedeflerin çok katı olduğunu ve istihdam kayıplarına yol açabileceğini savunarak gevşetilmesini talep ediyor. Özellikle Almanya ve İtalya gibi büyük otomobil üreticileri, sentetik yakıtlar gibi alternatif teknolojilere izin verilmesi için baskı yapıyor.
Fransa ise bu taleplere karşı çıkıyor. Bakan Ferracci, 'Elektrikli araç satışları rekor seviyelere ulaşırken, şimdi geri adım atmak Avrupa'nın iklim hedeflerine olan bağlılığını sorgulatır' dedi. Fransa, nükleer enerji ağırlıklı elektrik üretimi sayesinde EV'lerin karbon ayak izini düşürmede avantajlı konumda. Ülke, 2035 hedefinin korunmasının yanı sıra, şarj altyapısına daha fazla yatırım yapılmasını da talep ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı'ndaki son enerji krizi, Avrupa'nın petrol ve doğalgaza bağımlılığını bir kez daha gündeme getirdi. Bakan Ferracci, 'Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, fosil yakıtlardan çıkışın ne kadar acil olduğunu gösteriyor. Emisyon hedeflerini gevşetmek, enerji güvenliğimizi de tehlikeye atar' ifadelerini kullandı. Öte yandan, Çinli EV üreticilerinin Avrupa pazarındaki artan payı, yerli üreticileri rekabet baskısı altına sokuyor. Avrupa Komisyonu, Çin'den ithal edilen elektrikli araçlara yönelik soruşturma başlatmış durumda. Bu durum, ticaret savaşları ve yeşil dönüşüm arasında hassas bir denge kurulmasını gerektiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB ile Gümrük Birliği nedeniyle otomotiv emisyon düzenlemelerinden doğrudan etkileniyor. AB'nin 2035 hedefini koruması, Türk otomotiv ihracatını da şekillendirecek. TOGG gibi yerli EV üreticileri için bu durum, Avrupa pazarına uyum sağlama baskısını artırıyor. Aynı zamanda, Hürmüz'deki enerji krizi, Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından yenilenebilir ve nükleer enerjiye yönelimini hızlandırabilir. Ancak kısa vadede, fosil yakıt fiyatlarındaki artış cari açığı büyütebilir.