ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası kararlarında temel referans olarak kullandığı çekirdek Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksi, Ocak 2025'te yıllık bazda yüzde 2,8'e yükselerek Mart 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Aylık bazda ise yüzde 0,4 artış kaydeden endeks, Fed'in yüzde 2'lik hedefinin oldukça üzerinde seyrediyor. Verinin açıklanmasının ardından ABD tahvil faizleri yükselirken, dolar endeksi değer kazandı. Yatırımcılar, Fed'in faiz indirim takvimini yeniden fiyatlamaya başladı.
Gelişmenin arka planı
Fed Başkanı Jerome Powell, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamalarda enflasyonla mücadelenin henüz tamamlanmadığını ve faiz indirimleri için acele etmeyeceklerini vurgulamıştı. Ocak ayına ait bu veri, Powell'ın ihtiyatlı duruşunu haklı çıkarır nitelikte. Özellikle hizmet sektörü fiyatlarında görülen katılık, enflasyonun kalıcı olabileceği endişelerini beraberinde getiriyor.
Çekirdek PCE endeksi, gıda ve enerji kalemlerinin oynaklığını arındırdığı için Fed tarafından enflasyonun altında yatan eğilimi ölçmekte daha güvenilir kabul ediliyor. Son veri, Fed'in bu yıl beklenenden daha az faiz indirimi yapabileceği yönündeki piyasa beklentilerini güçlendirdi. CME FedWatch verilerine göre, yatırımcıların mayıs ayında 25 baz puanlık bir indirim olasılığına verdiği ağırlık yüzde 35'in altına geriledi.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD enflasyon verileri, küresel piyasalar üzerinde doğrudan etki yaratıyor. En büyük ekonomi olan ABD'de faizlerin yüksek kalması, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışına ve doların diğer para birimleri karşısında değer kazanmasına neden oluyor. Avrupa ve Asya'daki merkez bankaları da kendi para politikalarını belirlerken Fed'in adımlarını yakından takip ediyor.
Özellikle Çin ve Hindistan gibi büyük gelişmekte olan ekonomiler, yüksek dolar faizlerinin ihracat talebini baskılamasından endişe duyuyor. Petrol ve emtia fiyatlarının dolar cinsinden olması nedeniyle, güçlü dolar emtia ihracatçısı ülkelerin gelirlerini de olumsuz etkileyebilir. Bu durum, küresel büyüme görünümüne ilişkin belirsizlikleri artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de faizlerin beklenenden uzun süre yüksek kalması, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için sermaye girişini zorlaştıran bir faktör. Türkiye, son dönemde uyguladığı sıkı para politikası ve rezerv artışı ile döviz kurlarını dengede tutmaya çalışırken, küresel faiz ortamının yüksek seyretmesi bu çabaları zora sokabilir. Ayrıca, güçlü dolar ithalat maliyetlerini artırarak cari açık üzerinde baskı yaratma potansiyeli taşıyor. TCMB'nin enflasyonla mücadelede kararlı duruşunu sürdürmesi ve Fed politikalarına uyumlu bir makro ihtiyati çerçeve izlemesi kritik önemde.