Fransa'nın güneyindeki Aix-en-Provence kentinde düzenlenen ekonomi forumunda, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik merkez sağ adaylar, kamu maliyesini kontrol altına alırken ekonomik büyümeyi de koruyacaklarını taahhüt etti. Aşırı sağcı Marine Le Pen'in üçüncü kez cumhurbaşkanlığına aday olması beklenen seçimde, merkez adaylar kendilerini Le Pen'i durdurabilecek en güçlü seçenek olarak konumlandırmaya çalışıyor. Forumda konuşan isimler arasında eski başbakan Édouard Philippe ve mevcut İçişleri Bakanı Gérald Darmanin gibi önde gelen siyasetçiler yer aldı.
Kamu borcunun GSYİH'nın yüzde 110'unu aştığı ve bütçe açığının yüzde 5,5'e ulaştığı bir dönemde, adayların mali disiplin söylemleri özellikle dikkat çekiyor. Philippe, harcama kesintileri ve yapısal reformlarla açığı kapatacağını, ancak bunu vergi artışlarına başvurmadan yapacağını belirtti. Darmanin ise kamu hizmetlerinde verimlilik artışı ve sosyal yardım sisteminde hedefli kesintiler önerdi. Her iki aday da Fransa'nın AB mali kurallarına uyum sağlaması gerektiğini vurgularken, iş dünyasının rekabet gücünü zedeleyecek kemer sıkma politikalarından kaçınacaklarını taahhüt etti.
Gelişmenin Arka Planı
Fransa, Macron döneminde uygulanan iş piyasası reformları ve vergi indirimlerine rağmen, artan kamu harcamaları ve pandemi destek paketlerinin etkisiyle mali disiplinde zorlanıyor. 2023'te AB Komisyonu, Fransa'ya aşırı açık prosedürü başlatmıştı. Merkez adaylar, bu zorlukları aşarken aşırı sağın popülist vaatlerine karşı somut çözümler sunmaya çalışıyor. Le Pen'in emeklilik yaşını düşürme ve enerji vergilerini kaldırma gibi harcama artırıcı önerileri, bütçe disiplinini daha da zora sokacak nitelikte. Merkez adaylar, bu nedenle mali sorumlulukla büyümeyi dengeleyen bir alternatifin altını çiziyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Fransa'daki bu tartışma, Avrupa genelinde aşırı sağın yükselişi ve mali konsolidasyon arasındaki gerilimi yansıtıyor. Almanya'nın katı kemer sıkma politikalarına geri dönüşü, İtalya'da popülist hükümetlerin AB kurallarına meydan okuması ve Hollanda'da mali disiplin tartışmaları, kıta genelinde ortak bir sorun haline geliyor. Fransa'nın seçim sonucu, AB'nin gelecekteki mali mimarisini ve Euro bölgesinin istikrarını doğrudan etkileyecek. Merkez adayların başarısı durumunda, Fransa AB içinde reform yanlısı kanadı güçlendirebilir. Aksi halde, Le Pen'in zaferi Fransa'nın AB'den uzaklaşmasına ve bölgesel dengelerin değişmesine yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'daki siyasi gelişmeler, Türkiye-AB ilişkileri ve Akdeniz'deki jeopolitik dengeler açısından önem taşıyor. Merkez sağ adayların iktidarda kalması durumunda, Fransa'nın Türkiye'ye yönelik görece mesafeli ancak diyalog odaklı politikası devam edebilir. Ancak aşırı sağın iktidara gelmesi halinde, Fransa'nın AB içinde Türkiye karşıtı söylemleri artırabilir ve gümrük birliği müzakereleri daha da zorlaşabilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji arama faaliyetleri ve Libya'ya yönelik askeri müdahalelerde Fransa'nın tutumu, Ankara için stratejik bir endişe kaynağı olmayı sürdürüyor. Bu nedenle, 2027 seçimlerini Ankara yakından takip ediyor.