Fransa'da bir mahkeme, meme kanserini meslek hastalığı olarak tanıyarak havacılık sektöründe çalışanlar için kritik bir emsal karara imza attı. Davacı, bir havayolu şirketinde kabin memuru olarak görev yapan ve uzun yıllar boyunca gece vardiyalarında çalışan bir kadın. Mahkeme, gece çalışmasının ve uçuş sırasında maruz kalınan kozmik radyasyonun hastalığın gelişiminde etkili olduğunu kabul etti. Bu karar, meslek hastalıkları listesine meme kanserinin eklenmesi yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Olayın Arka Planı
Davacı kabin memuru, 1990'lı yıllardan itibaren uzun süreli gece uçuşlarında görev almış. Fransa'da 2010 yılında yürürlüğe giren bir yönetmelik, gece çalışmasını ve iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalmayı meslek hastalığı risk faktörleri arasında sayıyor ancak meme kanseri bu listede yer almıyordu. Kadın, 2015 yılında meme kanseri teşhisi aldıktan sonra hastalığının mesleğiyle bağlantılı olduğunu savunarak dava açtı. Mahkeme, bilirkişi raporlarına dayanarak, gece çalışmasının sirkadiyen ritmi bozarak hormon seviyelerini etkilediğini ve kozmik radyasyonun da kanserojen etkisi olduğunu belirtti. Bu iki faktörün birleşiminin hastalığı tetiklediği sonucuna varıldı.
Dava sürecinde, Fransız Ulusal Sağlık ve Tıbbi Araştırma Enstitüsü (INSERM) ve Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) uluslararası kanser araştırma kurumu IARC'ın gece vardiyalı çalışmayı olası kanserojen olarak sınıflandırdığı hatırlatıldı. Ayrıca, uçak kabininde çalışanların deniz seviyesine göre çok daha yüksek kozmik radyasyona maruz kaldığı, özellikle kutuplara yakın uçuşlarda bu oranın arttığı vurgulandı. Mahkeme, davacının çalışma koşullarının hastalığa yakalanma riskini önemli ölçüde artırdığına hükmetti.
Karar, havacılık sektöründe çalışan binlerce kişiyi yakından ilgilendiriyor. Sendikalar ve meslek örgütleri, bu kararın diğer ülkelerde de benzer davalar için referans olabileceğini belirtiyor. Fransa'da sosyal güvenlik kurumu, meslek hastalığı tanındığında çalışanlara tazminat ve tedavi masraflarının karşılanması gibi haklar sunuyor. Ancak işverenler, her meme kanseri vakasının mesleki nedenlerle ilişkilendirilmesinin maliyetleri artıracağını savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu karar, sadece Fransa ile sınırlı kalmayıp Avrupa Birliği genelinde meslek hastalıkları mevzuatını etkileyebilir. AB'de 2000 yılında kabul edilen ve gece çalışmasını düzenleyen direktif, işverenlere gece çalışanlarının sağlığını koruma yükümlülüğü getiriyor. Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı (EU-OSHA), gece çalışmasının kanser riskini artırdığına dair kanıtların arttığını kabul ediyor. Öte yandan, havacılık sektörü küresel ölçekte büyük bir işgücüne sahip; Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) verilerine göre dünyada yaklaşık 2,5 milyon kabin memuru var. Bu karar, diğer ülkelerdeki mahkemeler için de yol gösterici olabilir. Özellikle ABD ve Kanada'da benzer davaların açılması bekleniyor. Ayrıca, Dünya Sağlık Örgütü'nün meslek hastalıkları listesinin güncellenmesi yönünde baskılar artabilir.
Havacılık çalışanları için en büyük risklerden biri olan kozmik radyasyon, uzun mesafeli uçuşlarda daha da belirgin hale geliyor. Örneğin, bir transatlantik uçuşta kabin ekibi, bir göğüs röntgeni çekiminden yaklaşık 100 kat daha fazla radyasyona maruz kalabiliyor. Bu durum, özellikle kadın kabin memurlarında meme kanseri riskini artırıyor. Fransa'daki karar, işverenlerin bu riski azaltmak için önlem alması gerekliliğini de gündeme getiriyor. Uçuş rotasyonlarının düzenlenmesi, radyasyon dozunun izlenmesi ve çalışanların bilgilendirilmesi gibi adımlar tartışılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'da alınan bu karar, Türkiye'deki havacılık sektörü ve çalışan hakları açısından da önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye'de kabin memurları da benzer risklerle karşı karşıya; gece uçuşları ve kozmik radyasyona maruz kalma söz konusu. Ancak Türkiye'de meslek hastalıkları listesinde meme kanseri yer almıyor. Bu karar, Türk mahkemeleri için emsal teşkil edebilir ve sendikaların taleplerini güçlendirebilir. Ayrıca, Türkiye'deki sosyal güvenlik mevzuatının gözden geçirilmesi ve havacılık çalışanlarının sağlık taramalarının iyileştirilmesi gündeme gelebilir. Küresel ölçekte ise, bu karar havacılık sektöründe iş sağlığı ve güvenliği standartlarının yükseltilmesine katkı sağlayabilir.