Fransa Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Gücü’nün (UNIFIL) görev süresinin sona ermesinin ardından, Lübnan’ın güneyine konuşlandırılmak üzere İtalya ile birlikte yeni bir uluslararası koalisyon gücü oluşturma hazırlıklarının sürdüğünü duyurdu. Bakanlık sözcüsü, Suudi Arabistan merkezli Al Hadath kanalına yaptığı açıklamada, bu girişimin bölgesel barış ve istikrarı güçlendirme amacı taşıdığını belirtti. Yeni kuvvetin, UNIFIL’in yerini alması veya mevcut misyonu tamamlaması bekleniyor.
Gelişmenin arka planı
UNIFIL, 1978’de İsrail’in Lübnan’ı işgalinin ardından kuruldu ve 2006’daki İkinci Lübnan Savaşı’ndan sonra yetkileri genişletildi. Görevi, Litani Nehri’nin güneyinde barışı korumak, Lübnan ordusuna destek sağlamak ve insani yardım ulaştırmaktır. Ancak son yıllarda Hizbullah’ın bölgedeki varlığı ve İsrail-Hizbullah arasındaki gerilimler, misyonun etkinliğini tartışmaya açtı. Fransa, UNIFIL’in en büyük Avrupalı katkı sağlayıcılarından biri olarak öne çıkarken, İtalya da önemli bir askeri varlık bulunduruyor. Yeni gücün oluşturulması, özellikle İsrail’in UNIFIL’in Hizbullah’ın silahlanmasını engellemede yetersiz kaldığı yönündeki eleştirilerine bir yanıt olarak değerlendiriliyor.
Fransa Dışişleri Bakanlığı, yeni kuvvetin “daha etkili ve uyumlu bir yapı” üzerine inşa edileceğini vurguladı. Ancak henüz net bir takvim veya katılımcı ülke listesi açıklanmadı. İtalya ile yapılan istişarelerin ileri bir aşamada olduğu belirtilirken, diğer Avrupa ve Arap ülkelerinin de sürece dahil olması bekleniyor. Uzmanlar, bu girişimin BM Güvenlik Konseyi’nin onayına ihtiyaç duyacağını ve Rusya ile Çin’in pozisyonunun kritik olacağını ifade ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Lübnan’ın güneyi, on yıllardır İsrail-Filistin çatışmasının bir parçası olarak gerilimli bir bölge. 2006 yılından bu yana görece sakin olan sınır, son dönemde Hizbullah’ın Suriye iç savaşındaki rolü ve İsrail’in hava saldırılarıyla yeniden kızıştı. Yeni uluslararası gücün kurulması, bölgedeki dengeleri etkileyebilir. İsrail, güvenlik endişeleri nedeniyle Lübnan sınırında daha sıkı önlemler alırken, Hizbullah da herhangi bir yabancı askeri varlığa şüpheyle yaklaşıyor. Ayrıca, İran destekli bu örgütün bölgedeki nüfuzu, yeni misyonun başarısını sınırlayabilir.
Fransa’nın öncülüğündeki bu girişim, Avrupa’nın Ortadoğu’daki askeri varlığını sürdürme isteğini gösteriyor. Öte yandan ABD, bölgedeki varlığını azaltma eğilimindeyken, Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi bekleniyor. Rusya ise Suriye’deki varlığı sayesinde Lübnan’daki gelişmeleri yakından izliyor ve BM’de söz sahibi olmayı sürdürüyor. Çin’in ise ekonomik çıkarları doğrultusunda istikrarlı bir Ortadoğu’yu desteklediği biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan’daki istikrarı yakından takip ediyor; özellikle Filistin davası ve bölgesel nüfuz mücadelesi bağlamında. Fransa ve İtalya’nın yeni bir güç oluşturması, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji politikaları ve Lübnan’daki Sünni toplumla ilişkileri açısından dolaylı etkiler yaratabilir. Ankara, BM çerçevesindeki misyonları desteklemekle birlikte, Hizbullah’ın silahlı varlığına karşı temkinli bir tutum sergiliyor. Yeni gücün oluşumu, Türkiye’nin Libya ve Suriye’deki askeri varlığıyla benzer bir şekilde, uluslararası meşruiyet arayışını gündeme getirebilir. Ancak doğrudan bir katılım beklenmiyor; Türkiye’nin bu gelişmeyi bölgesel dengeler açısından izlemesi ve gerektiğinde diplomatik tepkiler vermesi olası.