Fransa, 14 Temmuz'daki Bastille Günü askeri geçit töreninde Avrupa'nın yeniden canlanan savunma odağını 'stratejik bir sinyal' olarak göstermeyi hedefliyor. Etkinlikte, Ukrayna'ya destek amacıyla bir araya gelen 'İstekliler Koalisyonu' ülkelerinin birçok lideri Paris'te geceleyerek törene katıldı. Tören, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un görevdeki son Bastille Günü kutlaması olacak. Fransa lideri, 2027'de ikinci döneminin sona ermesiyle bu yılki kutlamada Avrupa güvenliği ve savunmasına yönelik kararlılığı vurguluyor.
Gelişmenin arka planı: Avrupa'nın savunma dönüşümü
Bastille Günü kutlamaları, geleneksel olarak Fransa'nın askeri gücünü sergilediği bir platform. Ancak bu yıl, Avrupa kıtasının güvenlik kaygılarının arttığı bir döneme denk geliyor. Ukrayna'daki savaş, Avrupa Birliği ülkelerini ortak savunma politikalarını güçlendirmeye ve NATO'nun Avrupa ayağını desteklemeye yöneltti. Macron, AB'nin stratejik özerklik hedefini sık sık dile getiriyor.
Törende, Alman Leopard tankları, Polonya'nın Krab obüsleri ve İngiliz Challenger 2 tankları gibi Avrupa ülkelerinin zırhlı araçları da yer alacak; bu, kıtanın askeri işbirliğinin somut bir göstergesi. Ayrıca, Avrupa ordularının birlikte tatbikat yapma ve lojistik uyum sağlama çabalarının altı çizilecek. Fransa, bu esnada kendi nükleer caydırıcılık kapasitesini de vurgulayacak.
Bölgesel ve küresel boyut: Ukrayna'nın gölgesinde Avrupa dayanışması
Bastille Günü kutlamaları, sadece Fransa'nın değil, Avrupa'nın güvenlik garantörü rolünü pekiştirme amacı taşıyor. Ukrayna'ya verilen askeri ve mali desteğin devamı için Macaristan dışında AB ülkelerinin çoğu istekli. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığı, NATO'yu canlandırırken AB'nin ortak savunma bütçe oluşturma girişimlerini de hızlandırdı.
Küresel güç dengesi açısından, ABD'nin seçim süreci ve olası politika değişiklikleri Avrupa'yı kendi ayakları üzerinde durmaya itiyor. Macron, bu bağlamda Avrupa'nın ABD'ye bağımlılığı azaltması gerektiğini savunuyor. Bastille Günü, bu mesajı dünyaya ilan etmek için stratejik bir fırsat.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, NATO'nun önemli bir üyesi ve Avrupa güvenlik mimarisinin kilit aktörü. Fransa'nın öncülüğünde Avrupa savunma kapasitesinin artması, Türkiye'nin NATO içindeki rolünü ve AB ile ilişkilerini etkileyebilir. Türkiye, AB'nin savunma girişimlerine dahil olma arzusunda, ancak Kıbrıs sorunu ve Yunanistan'la yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle sürecin dışında kalıyor. Avrupa'nın kendi güvenlik yapılanmasını güçlendirmesi, Türkiye'nin Batı ittifakındaki konumunu yeniden tanımlamasına yol açabilir. Ayrıca, Ukrayna savaşında Türkiye'nin arabulucu rolü, yeni savunma işbirliklerinde Ankara'yı da önemli bir ortak yapıyor.