Wisconsin'de Demokrat Sosyalist aday Francesca Hong, eyalet meclisinde bir koltuk için yarışırken yeni bir anket, Hong'un Cumhuriyetçi rakibini yenme şansının oldukça yüksek olduğunu gösteriyor. Bu durum, ABD'nin en önemli salıncak eyaletlerinden birinde ilerici hareketin yeniden güç kazandığına işaret ediyor. Hong, 2020'de eyalet meclisine seçilen ilk Asyalı-Amerikalı kadın olarak tarih yazmıştı. Şimdi ise yeniden seçilmek için mücadele ediyor ve anketler onu önde gösteriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Francesca Hong, Çin asıllı bir ailenin kızı olarak Wisconsin'de doğdu ve büyüdü. Restoran işletmeciliği yaparken aktivizme atıldı ve özellikle işçi hakları, evrensel sağlık hizmeti ve iklim değişikliği konularında öne çıktı. 2020'deki seçim zaferi, onu Wisconsin'deki ilerici kanadın sembol isimlerinden biri haline getirdi. Şimdi ise karşısında Cumhuriyetçi aday var ve eyaletteki siyasi dengeler oldukça hassas. Wisconsin, son seçimlerde Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında neredeyse eşit oy oranlarına sahne oldu. Bu nedenle Hong'un performansı, ulusal düzeyde de dikkatle izleniyor.
Anketler, Hong'un özellikle genç seçmenler ve kentsel bölgelerde güçlü bir desteğe sahip olduğunu gösteriyor. Ancak kırsal kesimde ve banliyölerde hala aşması gereken bir mesafe var. Kampanyasını finanse etmek için küçük bağışçılara güvenen Hong, büyük şirketlerden bağımsız bir siyaset yürütüyor. Bu da onu pek çok seçmen nezdinde daha samimi kılıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Wisconsin, ABD başkanlık seçimlerinde belirleyici eyaletlerden biri olarak öne çıkıyor. 2016'da Donald Trump'ın kıl payı kazandığı eyalet, 2020'de Joe Biden'a geçmişti. Eyalet meclisi seçimleri de bu ulusal eğilimlerden etkileniyor. Hong'un olası zaferi, ilerici politikaların salıncak eyaletlerdeki çekiciliğini test etmek açısından önemli. Ayrıca ABD'de Demokrat Parti içindeki ilerici ve merkezci kanat arasındaki mücadelede de bir gösterge olacak. Eğer Hong kazanırsa, bu, ilericilerin seçim kazanabileceği tezini güçlendirecek. Kaybederse, merkezcilerin elini güçlendirebilir.
Küresel ölçekte ise bu seçim, batı demokrasilerinde yükselen popülist ve sosyalist dalganın kalıcı olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor. Bernie Sanders'ın 2016 ve 2020'deki başarısından sonra Hong gibi isimler, bu hareketin kurumsallaştığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu tür yerel seçimler, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel güç dengeleri açısından dolaylı öneme sahiptir. İlerici bir adayın Wisconsin gibi kritik bir eyalette kazanması, ABD'nin iç politikasını etkileyerek dış politikada daha sosyal demokrat eğilimlere yol açabilir. Bu durum, Türkiye-ABD ilişkilerinde özellikle insan hakları, demokrasi ve ticaret konularında farklı bir yaklaşımı beraberinde getirebilir. Ancak bu etkiler uzun vadeli ve dolaylı olacaktır. Türkiye'nin bu tür gelişmeleri yakından izlemesi, özellikle ABD ile ilişkilerinde olası değişimlere hazırlıklı olması açısından önemlidir.