ABD Dışişleri Bakanlığı, görevdeki bir başkanın fotoğrafının ilk kez Amerikan pasaportlarında kullanıldığı yeni tasarımı duyurdu. Başkan Donald Trump'ın portresinin yer aldığı pasaportlar, ülke genelinde farklı tepkilere yol açtı. Trump destekçileri bu hamleyi gurur verici bulurken, muhalifler bunu kişisel bir propaganda aracı olarak nitelendiriyor. Yeni pasaportlar, Mart 2025 itibarıyla basılmaya başlandı ve mevcut pasaport sahiplerinin yenileme işlemlerinde kademeli olarak dağıtılacak.
Tasarım değişikliğinin arka planı
ABD pasaportları, uzun yıllardır standart bir tasarıma sahipti. Kapakta ABD arması ve iç sayfalarda çeşitli semboller yer alıyordu. Ancak Trump yönetimi, pasaportların daha kişisel ve modern bir görünüme kavuşması amacıyla bu değişikliğe gitti. Bu uygulama, daha önce hiçbir başkan döneminde denenmemişti. Obama, Bush ve Clinton dönemlerinde pasaportlarda başkan fotoğrafı bulunmuyordu.
Dışişleri Bakanlığı, yeni pasaportların güvenlik özelliklerinin de artırıldığını belirtiyor. Karmaşık hologramlar ve mikro yazılar gibi unsurlar, sahteciliği zorlaştırmak için eklendi. Ancak eleştirmenler, bir başkanın fotoğrafının resmi bir belgeye eklenmesinin gereksiz olduğunu ve siyasi bir duruşu yansıttığını savunuyor.
Kamuoyundaki yankılar
Sosyal medyada yeni pasaportlarla ilgili tartışmalar hızla yayıldı. Trump yanlısı hesaplar, "Tarihe tanıklık ediyoruz" ve "Amerika'nın en büyük başkanı pasaportlarda" gibi yorumlarla memnuniyetlerini dile getirdi. Öte yandan, muhalif kesimden gelen tepkiler oldukça sertti. Bazı kullanıcılar pasaportların "Trump'ın kişisel tanıtım malzemesine dönüştüğünü" öne sürdü.
Anket şirketi Gallup'un yaptığı bir araştırmaya göre, Amerikalıların yüzde 48'i bu uygulamayı onaylarken, yüzde 45'i karşı çıkıyor. Kalan yüzde 7 ise kararsız. Uygulamanın parti aidiyetine göre belirgin bir şekilde ayrıştığı görülüyor: Cumhuriyetçilerin yüzde 78'i desteklerken, Demokratların yüzde 73'ü karşı çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD pasaportlarına Trump'ın fotoğrafının eklenmesi, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir konu olmasa da, bölgesel dengeler açısından dolaylı etkileri olabilir. Trump'ın popülist politikaları ve sembolik hamleleri, uluslararası alanda ABD'nin yumuşak gücünü etkileyebilir. Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkilerde bu tür sembolik değişimler belirleyici olmasa da, iki ülke arasındaki kamuoyu algısını şekillendirebilir. Türk vatandaşlarının ABD'ye seyahatlerini etkilemeyecek olan bu gelişme, daha çok Amerikan siyasetindeki kutuplaşmanın bir yansıması olarak değerlendirilebilir.