Florida’nın Jacksonville kentinde bir apartman kompleksinde meydana gelen vahşi saldırıda, 26 yaşındaki Gregory DaSilva adlı şüpheli, iki kişiyi bıçaklayarak öldürmekle suçlanıyor. Polis ifadesinde, saldırıyı duyduğu ‘şeytani seslerin’ emriyle gerçekleştirdiğini iddia eden DaSilva, cinayet ve ağır saldırı suçlamalarıyla tutuklandı. Olay, 26 Mart 2025 Salı günü yerel saatle akşam saatlerinde meydana gelirken, yetkililer saldırının rastgele mi yoksa hedef gözetilerek mi yapıldığını henüz belirleyemedi.
Olayın arka planı ve zanlının ifadesi
Jacksonville Polis Departmanı’ndan yapılan açıklamaya göre, Gregory DaSilva (26), saldırı sırasında bir apartmanın ortak alanında iki kişiyi defalarca bıçakladı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, iki kurbana da müdahale etse de kurtarılamadıkları bildirildi. Polis, DaSilva’nın olaydan kısa süre sonra yakalandığını ve sorgusunda ‘kafasının içinde şeytani sesler duyduğunu’ söylediğini aktardı. Zanlı, ifadesinde bu seslerin kendisine saldırıyı gerçekleştirmesini emrettiğini iddia etti. Yetkililer, DaSilva’nın geçmişte herhangi bir psikolojik rahatsızlık kaydının bulunup bulunmadığını araştırırken, saldırının önceden planlanmış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.
Soruşturmada, DaSilva’nın daha önce polise karşı herhangi bir suç kaydının olmadığı, ancak çevredekiler tarafından ‘içine kapanık’ biri olarak tanımlandığı öğrenildi. FBI, olayın terör bağlantısı olup olmadığını belirlemek için soruşturmaya destek veriyor. Cinayet ve ağır saldırı suçlamalarıyla karşı karşıya kalan DaSilva’nın ilk duruşması önümüzdeki hafta yapılacak.
ABD’de artan şiddet olayları ve psikolojik faktörler
Bu tür saldırılar, ABD’de son yıllarda artan şiddet olaylarının bir parçası olarak dikkat çekiyor. Özellikle ruhsal sorunları olan bireylerin işlediği suçlar, toplumda akıl sağlığı hizmetlerinin yetersizliğine yönelik tartışmaları yeniden alevlendiriyor. Florida’da benzer bir olay geçtiğimiz ay Miami’de yaşanmış, bir kişi psikolojik bunalım nedeniyle üç kişiyi bıçaklamıştı. Uzmanlar, ‘şeytani sesler’ gibi halüsinasyonların genellikle şizofreni gibi ciddi psikiyatrik rahatsızlıkların belirtisi olduğunu vurguluyor. Ancak bu tür ifadelerin suçlunun sorumluluğunu azaltmak için bir mazeret olarak kullanılıp kullanılamayacağı, hukuk sistemi açısından karmaşık bir konu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’deki bu tür bireysel şiddet olaylarının doğrudan Türkiye’ye yansıması bulunmasa da, küresel güvenlik ve suç eğilimleri açısından dikkatle izlenmesi gerekiyor. Özellikle ‘şeytani sesler’ gibi psikolojik gerekçelerin suçlarda mazeret olarak kullanılması, uluslararası hukukta cezai ehliyet tartışmalarını gündeme getiriyor. Türkiye’de de benzer olaylar yaşanabiliyor; akıl sağlığı hizmetlerinin geliştirilmesi ve şiddet öncesi uyarıcı işaretlerin tespiti konusunda ABD’deki uygulamalar takip edilebilir. Ayrıca, bu tür olayların medyada geniş yer bulması, taklit suçları tetikleyebileceği için Türk basınının sorumlu yayıncılık ilkelerine dikkat etmesi önem taşıyor.