Florida, bu ay içinde üç yaşlı idam mahkûmunu peş peşe infaz etmeye hazırlanıyor. Bunların en genci 80, en yaşlısı 83 yaşında. Eyaletin ölüm hücresinde bekleyen dört mahkûm 80 yaşın üzerinde. Kurban yakınları, mahkûmların ilerlemiş yaşlarının merhamet gerekçesi olarak kabul edilmesine şiddetle karşı çıkıyor. Onlara göre, onlarca yıl süren yargı süreçleri ve temyiz başvuruları sırasında kurbanların aileleri de yaşlandı; adaletin tecellisi için daha fazla beklemek istemiyorlar.
Arka Plan: Florida'nın En Yaşlı İdam Mahkûmları
Florida, 1976'da idam cezasının yeniden yürürlüğe girmesinden bu yana 106 kişiyi infaz etti. Ancak şu anda idam sırasında bekleyenler arasında sayıca azımsanmayacak bir yaşlı nüfus bulunuyor. Bunun başlıca nedeni, temyiz süreçlerinin onlarca yıl sürmesi ve mahkûmların cezaevinde yaşlanması. 80 yaşın üzerindeki dört mahkûm, cinayetlerini 1970'lerin sonu ile 1990'ların başı arasında işlemişti. Savcılar ve kurban aileleri, mahkûmların yaşlılık ve sağlık sorunlarını gerekçe göstererek cezalarının ertelenmesini veya hafifletilmesini istemelerine tepkili. Florida Valisi Ron DeSantis, geçen yıl imzaladığı bir yasayla idam mahkûmlarının temyiz süreçlerini kısaltmayı ve infazları hızlandırmayı hedeflemişti.
Küresel ve Bölgesel Boyut
ABD'de idam cezası uygulayan eyaletlerde yaşlı mahkûmların sayısı giderek artıyor. Ölüm hücresindeki mahkûmların ortalama yaşı 50'nin üzerinde; 60 yaş üstü mahkûmların oranı son 20 yılda üç katına çıktı. Bu durum, insan hakları örgütleri tarafından "zalimane ve olağandışı ceza" olarak eleştiriliyor. Öte yandan, kurban ailelerinin adalet talebi ile mahkûmların yaşlılık ve sağlık gerekçeleri arasındaki gerilim, ABD'de idam cezası tartışmalarını yeniden alevlendiriyor. Bu tartışmalar, özellikle başkanlık seçimleri öncesinde siyasi bir boyut kazanıyor. Cumhuriyetçi valiler genellikle idam cezasını savunurken, Demokratlar daha çok yaşam boyu hapis cezasını tercih ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, 1984'ten bu yana idam cezasını uygulamıyor ve 2004'te anayasadan tamamen kaldırdı. ABD'deki bu tartışma, Türkiye'de idam cezasının yeniden gündeme gelmesi durumunda benzer hukuki ve insani ikilemlerle karşılaşılabileceğini gösteriyor. Özellikle terör suçları için idam cezasının geri getirilmesi yönündeki siyasi talepler, yaşlı ve hasta mahkûmların durumunda adalet ve merhamet dengesinin nasıl kurulacağı sorusunu doğuruyor. Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne taraf olması ve AB müktesebatı, idam cezasının yeniden yürürlüğe girmesini hukuken imkânsız kılıyor. Ancak kamuoyundaki tartışmalar, ABD'deki örneğin benzer bir ikilemi gözler önüne sermesi açısından önem taşıyor.