Fitch Ratings, 1 Ağustos Cumartesi günü yayımladığı değerlendirmede, Romanya'nın bütçe açığının beklentilerin üzerinde daralmasının ülkeyi yatırım yapılabilir seviyenin son basamağındaki bir not indiriminden kurtardığını, ancak hükümetin çökmesinin ardından yaşanan siyasi istikrarsızlığın 2026 sonrası politika görünürlüğünü azalttığını bildirdi. Bu durumun, ülkenin bütçe açığı azaltma çabalarını olumsuz etkileyeceği vurgulandı.
Gelişmenin arka planı
Romanya, geçtiğimiz aylarda koalisyon hükümetinin dağılmasıyla derin bir siyasi krize sürüklendi. Başbakan Marcel Ciolacu liderliğindeki sosyal demokrat hükümet, parlamentodaki güvenoyunu kaybetmesinin ardından istifa etmek zorunda kaldı. Bu gelişme, ülkenin mali reform sürecini sekteye uğrattı ve Avrupa Birliği ile imzalanan kurtarma fonu anlaşmasındaki taahhütlerin yerine getirilmesini belirsizliğe düşürdü.
Fitch Ratings, Romanya'nın bütçe açığının 2024 yılında gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 7,1'ine gerilediğini, bunun önceki tahminlerden daha iyi olduğunu belirtti. Ancak kredi derecelendirme kuruluşu, bu iyileşmenin kalıcı olup olmadığının siyasi istikrara bağlı olduğunu vurguladı. Siyasi belirsizlik nedeniyle 2025 ve sonrası için mali hedeflerin yeniden gözden geçirilmesi gerekebileceği ifade edildi.
Uzmanlar, Romanya'nın karşı karşıya olduğu zorlukların yalnızca bütçe açığıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda yapısal reformların da sekteye uğradığını belirtiyor. Yargı bağımsızlığı, yolsuzlukla mücadele ve kamu maliyesinin şeffaflığı gibi alanlarda ilerleme kaydedilememesi, ülkenin AB fonlarından yararlanma kapasitesini de olumsuz etkiliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Romanya'daki bu siyasi ve mali belirsizlik, yalnızca ülke ekonomisini değil, aynı zamanda Doğu Avrupa'daki yatırım ortamını da etkiliyor. Uluslararası yatırımcılar, bölgedeki diğer ülkelere kıyasla Romanya'nın daha yüksek risk primi ödemek zorunda kalabileceğini değerlendiriyor. Özellikle komşu ülkelerdeki jeopolitik gerilimlerin artması, Romanya'nın stratejik önemini artırırken, iç siyasi istikrarsızlık bu avantajı gölgeleyebiliyor.
Avrupa Birliği'nin 27 ülkesi arasında en büyük bütçe açıklarından birine sahip olan Romanya, AB Komisyonu tarafından aşırı açık prosedürüne tabi tutulmuş durumda. Brüksel, ülkenin bütçe açığını 2025 yılına kadar GSYİH'nın yüzde 4,4'üne, 2026 yılına kadar da yüzde 2,9'a düşürmesini talep ediyor. Ancak siyasi istikrarsızlık nedeniyle bu hedeflerin tutturulması şüpheli görünüyor.
Fitch'in açıklaması, aynı zamanda küresel kredi derecelendirme kuruluşlarının Avrupa'nın kırılgan ekonomilerine yönelik endişelerini de yansıtıyor. Pandemi sonrası toparlanma sürecinde kamu borçları artan ülkeler, enerji krizi ve enflasyonla mücadele ederken, siyasi belirsizlikler mali disiplini zayıflatıyor. Bu durum, Avrupa genelinde yatırımcı güvenini olumsuz etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Romanya'daki siyasi istikrarsızlık ve mali belirsizlik, Türkiye açısından doğrudan bir risk oluşturmamakla birlikte, bölgesel ve küresel etkileri göz ardı edilemez. Türkiye, Romanya ile güçlü ticari ilişkilere sahiptir ve Karadeniz'de iki ülke arasında önemli enerji ve savunma iş birlikleri bulunmaktadır. Romanya'nın AB fonlarını zamanında kullanamaması, bölgedeki altyapı projelerini olumsuz etkileyebilir ve Türk firmalarının müteahhitlik sektöründeki fırsatlarını azaltabilir. Ayrıca, Doğu Avrupa'daki siyasi dalgalanmalar, küresel yatırımcıların risk iştahını düşürerek gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışını olumsuz etkileyebilir. Bu bağlamda Türkiye'nin, bölgesel istikrarın sağlanmasına yönelik diplomatik girişimlerde bulunması ve Romanya ile ekonomik bağlarını güçlendirmesi önem taşımaktadır.