Gazze'de Ekim 2025'te varılan ateşkesin ardından bölgedeki durumu değerlendiren Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Gazze Tıbbi Koordinatörü Dr. Adi Nadimpalli, Filistinlilerin “inanılmaz insanlar” olduğunu belirterek, Gazze'deki büyük çoğunluğun sadece normal bir hayat yaşamak istediğini ifade etti. Nadimpalli, ateşkesin sağladığı en önemli kazanımın “kinetik yaralanmalar ve şiddetteki belirgin azalma” olduğunu vurgularken, sağlık sisteminin çökme noktasında olduğu ve temel ihtiyaçlara erişimin hala çok kısıtlı olduğu uyarısında bulundu.
Gazze'de Ateşkes Sonrası Son Durum: Şiddet Azaldı Ama Kriz Bitmedi
Dr. Nadimpalli, Mısır ve Katar arabuluculuğunda varılan ve Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşması sonrasında Gazze Şeridi'nde savaşın doğrudan yarattığı fiziksel travmaların azaldığını ancak insani krizin devam ettiğini söyledi. “İnsanlar artık bombalanmaktan korkmadan dışarı çıkabiliyor, pazara gidebiliyor. Çocuklar sokakta oynayabiliyor. Bu büyük bir değişim” diyen Nadimpalli, ancak sağlık sisteminin bu süreçte büyük kayıplar verdiğini, hastanelerin büyük bölümünün hasar gördüğünü veya yıkıldığını belirtti.
MSF ekipleri, Gazze'de halen kısmen çalışan hastanelerde hizmet veriyor. Nadimpalli, “Burada çalışmak hem fiziksel hem de psikolojik olarak çok zorlu. Arkadaşlarımızı kaybettik, ailelerimizi kaybettik. Ama yine de insanlar ayakta kalmaya çalışıyor. Filistinliler gerçekten inanılmaz insanlar” ifadelerini kullandı.
Yeniden İnşa: Uzun ve Zorlu Süreç
Ateşkesle birlikte Gazze'ye insani yardım sevkiyatları arttı ancak yetersiz kalıyor. BM verilerine göre, savaşta evlerini kaybeden 1,9 milyon insanın barınma sorunu sürüyor. Temiz su ve gıda erişiminde iyileşme olsa da çocuklar arasında yetersiz beslenme alarm veriyor. Dr. Nadimpalli, “Onbinlerce insan hala enkaz altında kalmış yakınlarını arıyor. Kayıpların sayısı resmi rakamların çok üzerinde” dedi.
Gazze'de altyapının yeniden inşası için uluslararası toplumun taahhütlerini yerine getirmesi bekleniyor. Ancak bölgede siyasi istikrarsızlık ve işgal politikalarının devam etmesi, normalleşme çabalarını gölgeliyor. Nadimpalli, “İnsanlar sadece yaralarını sarmak değil, aynı zamanda geleceğe dair umut sahibi olmak istiyor. Şiddet döngüsünün kırılması ve kalıcı bir barışın tesisi için siyasi irade şart” diye konuştu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği tarihsel destek ve Gazze'ye insani yardımlarıyla bölgede etkin bir aktör konumunda. Ateşkes sonrası dönemde Türkiye'nin, uluslararası platformlarda Gazze'nin yeniden inşası için destek arayışı ve iki devletli çözüm vurgusu, Ortadoğu barış sürecindeki tutarlılığını yansıtıyor. Ayrıca, Türk insani yardım kuruluşlarının bölgedeki operasyonları ve enerji/ticaret alanındaki olası iş birlikleri, Türkiye'nin bölgesel nüfuzunu artırabilir. Ancak İsrail ile ilişkilerdeki normalleşme adımları ve Filistin yönetimiyle denge politikası, kriz yönetiminde dikkatle ele alınması gereken bir boyut oluşturuyor.