Din Özgürlüğü Veri Merkezi (Religious Freedom Data Centre) Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Filistinli Hristiyanlara ve onların dini mekanlarına yönelik saldırı ve tacizlerin arttığını duyurdu. Merkez, yılbaşından bu yana Hristiyanlara karşı 88'den fazla olay kaydetti; bunların 63'ü ikinci çeyrekte meydana geldi. Açıklamada, saldırıların çoğunun Batı Şeria ve Kudüs'te yaşayan Filistinli Hristiyanları hedef aldığı belirtildi. Saldırılar arasında fiziksel şiddet, sözlü taciz, mülke zarar verme ve ibadethanelere saygısızlık yer alıyor.
Saldırıların Arka Planı ve Artış Nedenleri
Merkezin raporuna göre, saldırıların önemli bir kısmı İsrail yerleşimcileri ve aşırılık yanlısı gruplar tarafından gerçekleştiriliyor. Özellikle Kudüs'ün Eski Şehri'ndeki Hristiyan mahallelerinde ve Beytüllahim çevresinde yaşanan olaylar dikkat çekiyor. Hristiyan nüfusun yoğun olduğu bölgelerde, dini sembollerin tahrip edilmesi ve kiliselere yönelik kundaklama girişimleri rapor edildi. Merkez, bu saldırıların Filistinli Hristiyanların bölgeden göç etmesine neden olduğunu vurguluyor. Batı Şeria'daki Filistin Yönetimi'nin kontrolündeki bölgelerde de Hristiyanlara yönelik ayrımcılık ve İslami radikal grupların baskısı arttı. Uluslararası toplum, bu durumun Orta Doğu'nun en eski Hristiyan topluluklarından birini tehdit ettiği konusunda uyarıyor.
Veri merkezi, 2023'ün ikinci çeyreğinde kaydedilen 63 olayın, bir önceki çeyreğe göre yüzde 30 artış gösterdiğini belirtti. Bu artışta, İsrail-Filistin çatışmasının tırmanması ve Kudüs'teki statükonun tartışmaya açılması etkili oldu. Özellikle Ramazan ayı ve Pesah bayramı döneminde gerilim doruğa ulaştı. Aşırılık yanlısı Yahudi grupların Hristiyanlara yönelik kışkırtmaları, İsrail polisinin müdahalesinin yetersiz kalmasıyla birleşince saldırılar arttı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Filistinli Hristiyanlara yönelik saldırılar, sadece dini bir azınlık sorunu değil, aynı zamanda bölgesel istikrarsızlığın bir göstergesi. Batı Şeria'da yaşayan yaklaşık 50 bin Hristiyan, İsrail işgali, Filistin Yönetimi'nin zayıflığı ve radikal grupların yükselişi arasında sıkışmış durumda. Kudüs'teki Hristiyan liderler, Vatikan ve ABD gibi aktörlere seslenerek koruma talep ediyor. BM İnsan Hakları Konseyi, konuyu gündemine almış olsa da somut adımlar atılmadı. Küresel çapta, Hristiyanlara yönelik zulüm endişesi artarken, Orta Doğu'daki bu durumun diğer ülkelerdeki Hristiyan topluluklarına da yansımasından korkuluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filistinli Hristiyanlara yönelik saldırılar, Türkiye'nin Orta Doğu politikası açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinirken, bölgedeki tüm dini grupların haklarının korunması gerektiğini savunuyor. Hristiyanları hedef alan şiddet, Türkiye'nin dini hoşgörü vurgusuyla çelişen bir durum oluşturuyor. Ayrıca, Türkiye'deki Hristiyan azınlıkların durumu da benzer tartışmaları gündeme getirebilir. Ankara, bu tür olayları kınarken, İsrail-Filistin çatışmasında dengeli bir tutum izlemeye çalışıyor. Saldırıların artması, Türkiye'nin bölgesel istikrar arayışını olumsuz etkileyebilir ve dini özgürlükler konusundaki uluslararası itibarına zarar verebilir.