Washington’da bir federal yargıç, ABD hükümetinin 2024 yılında Filistin asıllı Amerikalı Osama Ebu İrşid’in (Osama Abu Irshaid) uluslararası bir havalimanında iki ayrı olayda cep telefonuna el koyup arama yapmasının anayasal haklarını ihlal ettiğine hükmetti. Karar, ABD’nin güvenlik gerekçesiyle sınır kapılarında yaptığı telefon aramalarının sınırlarını yeniden tartışmaya açtı. Gümrük ve Sınır Koruma (CBP) yetkililerinin, 2024 yılında iki kez Ebu İrşid’in telefonunu incelemesi, özellikle Filistin yanlısı aktivistler arasında endişe yaratmıştı.
Gelişmenin arka planı
Filistinli Amerikalı Osama Ebu İrşid, ABD’de yaşayan tanınmış bir aktivist ve akademisyen. 2024 yılında Türkiye üzerinden ABD’ye dönerken Washington Dulles Uluslararası Havalimanı’nda CBP memurları telefonuna el koydu ve içeriğini kopyaladı. Benzer bir olay birkaç ay sonra yine aynı havalimanında yaşandı. Ebu İrşid, bu aramaların sadece Filistin kökenli olması nedeniyle yapıldığını, ayrımcılık ve Anayasa’nın Dördüncü Ek Maddesi’ne (haksız arama ve el koymaya karşı koruma) aykırı olduğu gerekçesiyle dava açtı.
Virginia Doğu Bölgesi Federal Yargıcı Claude Hilton, kararında, “CBP’nin bu olaydaki aramaları, makul şüphe olmaksızın yapılmıştır ve bu nedenle anayasaya aykırıdır” ifadelerine yer verdi. Yargıç, özellikle aramaların Ebu İrşid’in etnik kökeni ve politik görüşleriyle bağlantılı olabileceğine dikkat çekti. Karar, CBP’nin sınırda dijital cihaz arama yetkisini sorgulayan önemli bir emsal niteliği taşıyor. ABD hükümeti, ulusal güvenlik gerekçesiyle sınırda yapılan aramaların daha geniş yetkilerle yapılması gerektiğini savunurken, sivil haklar örgütleri bu uygulamanın ayrımcılığa yol açtığını belirtiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu karar, ABD’de özellikle 11 Eylül sonrası artan güvenlik önlemleri kapsamında sınırda yapılan telefon aramalarına yönelik tartışmaları alevlendirdi. American Civil Liberties Union (ACLU) gibi sivil toplum kuruluşları, sınır kapılarında dijital cihaz aramalarının makul şüphe olmaksızın yapılamayacağını savunuyor. Karar, aynı zamanda ABD’de yaşayan Müslüman ve Arap kökenli bireylerin hedef alındığına dair endişeleri de gündeme getirdi. Ebu İrşid’in avukatı Gadeir Abbas, “Bu karar, hükümete sınırda herkesin telefonunu arama özgürlüğü olmadığını hatırlatıyor. Anayasa, herkes için geçerlidir” dedi. Karar, benzer durumda olan diğer kişiler için de emsal teşkil edebilir ve ABD’deki sınır politikalarının yeniden değerlendirilmesine yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, ABD’nin Türk vatandaşlarına ve özellikle Filistin yanlısı aktivistlere yönelik muamelesi açısından önemli bir gösterge. Türkiye’den ABD’ye seyahat eden veya Türkiye bağlantılı kişilerin benzer durumlarla karşılaşma riski bulunuyor. Karar, ABD’nin müttefiki Türkiye ile ilişkilerinde güvenlik önlemlerinin insan haklarıyla dengelenmesi gerektiğini vurguluyor. Türk diplomatik misyonları, bu tür olayların tekrarlanmaması için ABD makamlarıyla temasta bulunmalı; benzer durumlarla karşılaşan vatandaşlarına hukuki destek sağlamalıdır. Ayrıca, kararın küresel çapta sınır dijital aramalarına yönelik farkındalığı artırması, Türkiye’nin de kendi sınır politikalarını gözden geçirmesine vesile olabilir.