Filistin Yönetimi, İsrail bankalarının Filistinli finansal kurumlarla muhabir bankacılık bağlantılarını kesmesi durumunda Filistin ekonomisinin çökebileceği uyarısında bulundu. Filistin Para Otoritesi (PMB) Başkanı Yahya Şunnar, Perşembe günü yaptığı açıklamada, İsrail bankalarının bu ilişkiyi sonlandırmasının ciddi sonuçları olacağını belirterek, Filistin bankacılık sisteminin ayakta kalabilmesi için bu bağlantıların hayati önem taşıdığını vurguladı. Uyarı, İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin bankalarına yönelik baskılarını artırdığı ve 7 Ekim'deki Hamas saldırısının ardından yaşanan gerilimin devam ettiği bir dönemde geldi.
Muhabir Bankacılık İlişkisinin Önemi ve Kesinti Tehdidi
Filistin ekonomisi, büyük ölçüde İsrail bankalarıyla olan muhabir bankacılık ilişkilerine bağımlı durumda. Bu ilişki sayesinde Filistinliler, İsrail şekeli gibi döviz cinsinden işlem yapabiliyor, uluslararası transferler gerçekleştirebiliyor ve ticaret yapabiliyor. Şunnar, bu bağlantıların kesilmesi halinde Filistin'deki bankaların dış ticaretin finanse edilmesinden maaş ödemelerine kadar birçok temel bankacılık hizmetini sunamayacağını, bunun da ekonomik bir felakete yol açacağını ifade etti.
İsrail tarafında ise Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in, Filistin bankalarıyla bağlantıyı kesme tehdidinde bulunduğu biliniyor. Smotrich, Filistin Yönetimi'ne uygulanan mali baskıyı artırmayı ve Filistin tarafının güvenlik işbirliğine yönelik eleştirileri nedeniyle bu yola başvurabileceğini ima etmişti. Bu tehdit, uluslararası toplumun ve Batı'nın Filistin ekonomisinin istikrarına yönelik endişelerini artırıyor.
Ayrıca, İsrail'in Batı Şeria'da topladığı vergi gelirlerinin (makas) aktarımını da dondurması, Filistin Yönetimi'nin mali sıkıntısını derinleştiriyor. Filistin Yönetimi, bu gelirlerin neredeyse tamamına bağımlı durumda; ancak İsrail, bu fonları Filistinlilere aktarmayı sık sık geciktiriyor veya kesiyor.
Uluslararası ve Bölgesel Boyut
Filistin ekonomisinin çökme riski, yalnızca Filistinliler için değil, bölgenin geneli için de ciddi sonuçlar doğurabilir. Ekonomik istikrarsızlık, Batı Şeria'da güvenlik sorunlarını artırabilir ve Hamas gibi grupların etkisini güçlendirebilir. Bu durum, İsrail'in kendi güvenliği açısından da tehdit oluşturabilir. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası, daha önce Filistin ekonomisinin zaten zor durumda olduğunu ve muhabir bankacılık ilişkilerinin kesilmesinin yıkıcı etkileri olacağını ifade etmişti.
ABD yönetimi de bu konuda İsrail'e baskı yapıyor. Washington, Filistin ekonomisinin çökmesinin bölgesel istikrarı bozabileceğini ve İsrail-Filistin çatışmasının daha da derinleşmesine yol açabileceğini savunuyor. Ancak İsrail'deki aşırı sağcı hükümetin, Filistin Yönetimi'ne yönelik sert tutumunu sürdürmesi, bu baskıların sonuç vermesini zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteğin bir parçası olarak değerlendirilebilir. Türkiye, geçmişte Filistin ekonomisinin güçlendirilmesi için çeşitli projelere ev sahipliği yapmış ve Filistin'e insani yardımlar sağlamıştır. Filistin ekonomisinin çökmesi, bölgede yeni bir mülteci dalgasına ve istikrarsızlığa neden olabilir; bu da Türkiye'nin güney sınırında güvenlik risklerini artırabilir. Ayrıca, Türkiye, İsrail ile ilişkilerini normalleştirme çabaları içinde olsa da, Filistin ekonomisinin çöküşü bu süreci olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin, Filistin ekonomisinin ayakta kalması için uluslararası platformlarda destek vermesi ve İsrail üzerinde diplomatik baskı yapması beklenebilir. Bu durum, Türkiye'nin bölgede arabuluculuk rolünü ve Filistin davasına olan bağlılığını da ön plana çıkarabilir.