Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Salı günü yayımladığı kararnameyle Filistin Yasama Konseyi'ndeki (parlamento) sandalye sayısını yeniden 132'ye indirdi. Bu adım, Haziran ayında kabul edilen ve meclisi 200 üyeye çıkaran yasanın iptali anlamına geliyor. Filistin Merkez Seçim Komisyonu, kararnamenin kendilerine ulaştığını doğruladı. Karar, Filistin siyasetinde uzun süredir devam eden seçim ve hukuk tartışmalarının ortasında geldi.
Gelişmenin arka planı
Haziran ayında Abbas'ın imzasıyla yürürlüğe giren yasa, parlamento üye sayısını 200'e çıkarmış ve bu durum, seçimlerin ertelenmesi ve siyasi partiler arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle eleştirilere yol açmıştı. Özellikle Hamas'ın kontrolündeki Gazze Şeridi'nde yaşanan bölünmüşlük, seçimlerin yapılmasını engelleyen en büyük etkenlerden biri olarak gösteriliyor. Abbas'ın bu hamlesi, meclisin yetkilerini ve temsil kabiliyetini yeniden gözden geçirme amacı taşıyor.
Filistin'de en son parlamento seçimleri 2006 yılında yapılmıştı. O tarihten bu yana, seçimlerin düzenlenmesi için çeşitli girişimlerde bulunuldu ancak siyasi krizler ve uzlaşma sağlanamaması nedeniyle süreç hep akamete uğradı. Abbas'ın bu kararı, özellikle seçimlerin yakın zamanda yapılması yönünde bir umut olarak mı yoksa mevcut statükoyu pekiştiren bir adım olarak mı değerlendirileceği konusunda tartışmalar sürüyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Filistin siyasetindeki bu gelişme, yalnızca iç dinamiklerle sınırlı kalmıyor. Bölgesel aktörler ve uluslararası toplum, Filistin yönetiminin istikrarını yakından takip ediyor. Özellikle İsrail-Filistin çatışmasının çözümüne yönelik uluslararası çabalar, Filistin'deki kurumsal yapının meşruiyetiyle doğrudan ilişkili. Bu bağlamda, parlamento üye sayısının düşürülmesi, Filistin Yönetimi'nin iç istikrarı sağlama ve uluslararası alandaki güvenilirliğini artırma çabası olarak yorumlanabilir.
Öte yandan, Hamas'ın tepkisi merakla bekleniyor. Hamas, Haziran ayındaki düzenlemeyi zaten reddetmişti. Bu yeni kararın, iki ana grup arasındaki uzlaşma müzakerelerini olumlu ya da olumsuz etkileyip etkilemeyeceği belirsizliğini koruyor. Mısır ve Katar gibi bölgesel aktörlerin arabuluculuk çabaları, bu sürecin seyrini belirleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filistin'deki gelişmeler, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği tarihsel destek ve bölgesel politikaları açısından önem taşıyor. Türkiye, Filistinlilerin haklarını savunan ve iki devletli çözümü destekleyen bir tutum izliyor. Bu karar, Filistin siyasetindeki tıkanıklığın aşılmasına katkı sağlarsa, Türkiye'nin de desteklediği barış sürecine olumlu yansıyabilir. Ancak, seçimlerin yapılması ve ulusal uzlaşının sağlanması yönünde somut adımlar atılmadığı sürece, bu tür düzenlemeler Türkiye'nin bölgesel istikrar hedefleri açısından sınırlı bir etki yaratacaktır. Türkiye, Filistinli gruplar arasındaki diyaloğu teşvik etmeye devam edecek gibi görünüyor.